Yalan-Gıybet-Dedikodu

Koğuculuk Nedir?

Nemime (koğuculuk); Herhangi bir kimse hakkında konuşulan bir sözü, o kimseye ulaştırmaktır. 

Nemime (koğuculuğun) hakikatı

Her ne şekilde olursa olsun, açıklanması hoşa gitmeyen şeyin açıklanmasıdır. İnsana yaraşan; insanların açıklamasından hoşlanmadıkları bir şeyi duyduğu zaman onu içine saklamasıdır. Yalnız bir Müslümana faydası dokunacak ve başına gelecek bir zarara engel olacaksa o zaman söyleyebilir.

Mesela; Bir kimse başka bir kimsenin hakkını gasp etti, sen de bunu gördün. Buna şahitlik edebilirsin. Fakat bir kimseyi kendi malını saklarken görürsen, senin bunu söylemen o kimse hakkında bir ayıp ve kusur olacaksa, işte nemime olur, laf taşıımak olur, sırrı açıklamak olur. Böyle yapman gıybet ve nemimeyi bir arada toplamandır

Kendisine Laf Taşınana Düşen Görevler

Söz taşımanın iki sebebi vardır.

1 ▬ Ya söz getirdiği kimsenin kötülüğünü,

2 ▬ Yahut da düşmanlarıyla anlaşıp birleşerek söz götürdüğü kimsenin kötülüğünü istediği için söylüyor.

Böyle sözler, kendisine getirilip söylenen kimseye düşen altı vazife vardır;

Bu adama inanmamaktır. Çünkü laf taşıyan ahlaksızdır. Şahitliği kabul edilmez. Yüce Allah buyuruyor ki; ‘Ey iman edenler, size bir fasık bir haber getirirse, onun doğruluğunu anlayıncaya kadar araştırın. Değilse bilmeyerek bir kavme sataşırsanız, yaptığınıza pişman olursunuz (Hucurat Süresi’6)’

Konuşanı bu hareketinden dolayı azarlayıp sonra da nasihat edip yaptığı bu işten vazgeçirmeye çalışmalıdır. Yüce Allah buyuruyor ki; ‘İyiliği emret, kötülüğü nehyet (sakındır) (Lokman Süresi’17)’

Allah için buğzetmektir. Çünkü o adam Allah katında sevimsizdir. Sevimsiz olana da buğzetmek şarttır.

Söylenen söze kulak asmayıp, kendisi hakkında laf söylediğini işittiği şahsa kötü zan beslememelidir. Yüce Allah buyuruyor ki; ‘Zannın çoğundan sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır (Hucurat Süresi’12)

Adamın sözüne bakarak araştırmaya girişmemektir. Adamın sözünün doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışma. Çünkü tecessüs, Allah’ ın yasakladığı bir şeydir.

Nemmam (birinden diğerine laf taşıyan)’a yasakladığın laf taşıyıcılığını kendin yapma ve sana söylenen bir şeyi kimseye söyleme. Aksini yaparsan eğer yasakladığın şeyi kendin yapmış, hem gıybet, hem de nemmamlık (söz taşaımacılığı) etmiş olursun.

İslam büyüklerinden Hasan-ı Basri diyor ki; Senin iyiliğine de olsa laf taşıyan kimse, senin kötülüğüne çalışıyor.

İslam büyüklerinden Musa b. Zübeyr diyor ki;

Biz söz taşıyanlara itibar etmeyi, söz taşımaktan daha kötü sayıyoruz. Söz taşımak yol göstermektir. Halbuki onu dinledikten sonra kabul etmek, o söz taşıyanın kötülüğünü devamlı yapmasına izin vermektir. Böyle söz taşımaya izin vermek,söz taşımaktan daha kötüdür. Öyle ise söz taşıyandan sakının. Onun sözleri doğru bile olsa sırrı açıklamak alçaklığına düştüğü için horlanmayı, reddedilmneyi hak etmiştir.

Lokman Hekimin Oğluna Verdiği Bazı Nasihatler

İslam büyüklerinden Lokman diyor ki; Oğlum, sana bazı öğütlerim olacak. Eğer onları yerine getirirsen bağlı bulunduğun topluluğun reisi (başkanı) sen olursun.Bunlar;

▬ Uzak olsun, yakın olsun herkese iyi muamele et.

▬ Bilgisizliğini iyiden de kötüden de gizle.

▬ Dost ve ahbaplarını koru

▬ Akrabalarını ziyarette kusur etme. Bozguncuların sözünü dinlemeyeceğine, fesatlara değer vermeyeceğine dair onlara teminat ver.

▬ Seçtiğin arkadaşlar; ayrıldığın zaman senin onu konuşmayacağın gibi, onun da seni diline dolamayacağı kimseler olsun

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 453-459

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı