Kürsüden Gönüllere Vaazlar

Kulluk Bilinci

sponsor

Allah’a ibadet ve Kulluk Bilinci

Yaratılanlar arasında eşsiz bir yeri olan ve yeryüzünün halifesi olarak yaratılan insan, gayesiz ve başıboş olarak yaratılmamıştır. Zira insan, kendisine bahşedilen hayatı gelişi güzel yaşayıp sonra da yok olacak bir varlık değildir. Dünyadaki her şey, insanın hizmetine sunulmuş, buna karşılık insanoğlundan yüce Allah’ı tanıması, emrettiği yolda hayat sürmesi ve O’na kulluk etmesi emredilmiştir. “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım (1), O hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır (2)” ilahi buyrukları bu gerçeğin ifadesidir. Bu itibarla iman ve ibadetler, manevi varlığın temel taşı, insanın dünya ve ahiret saadetini sağlayan en değerli iki manevi sermayesdir.

Aziz Müminler!

Dinimize göre, hayat anlamsız bir var oluş olmadığı gibi, ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, hayırlı bir faaliyet alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız, ebedi aleme geçişi sağlayan bir dönüm noktasıdır. Buna göre, bir Müslüman içinde bulunduğu zamanının kıymetini iyi bilmeli ve kendisine verilen ömrü en iyi şekilde değerlendirmek durumundadır. Yüce Allah, kullarına şöyle buyurmaktadır;

“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir (3)”

Şöyle buyrulmaktadır: “Herhangi birinize ölüm gelip de ‘Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam’ demeden önce, size rızk olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır (4)”

Evet hayat zorluklarla doludur. Ancak, hayatın iniş ve çıkışlara rağmen, Allah’a karşı kulluk bilincini kaybetmeyen müminlerden, yüce Allah şöyle bahsetmektedir:

“Allah’ın yüceltmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar (5)”

Değerli Müminler!

Ümmetini her vesileyle imanın gereği olan salih amellere yönlendiren ve ahirete hazırlık yapmalarını tavsiye eden Peygamberimiz “Meşgul edilmeden önce salih amellere koşun” buyurmuşlardır. Unutmamak gerekir ki, kişi bu dünyada yapmış olduğu en küçük bir iyiliğin mükafatını, en küçük bir kötülüğün de cezasını görecektir.

Buna göre;

İnsanın hayatının verimli olması için, ibadetler ve hayırlı hizmetlerle dolu hale getirmesi gerekmektedir

Nitekim yüce Allah, insanlığı bu konuda uyararak şöyle buyurmuştur:

“Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı edenler başka (onlar ziyanda değillerdir) (6)”

Gerçek şu ki, “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır (7)” ayetini kendisine rehber edinenler, dünya ve ahirette zararlı çıkmayacaklardır.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 165-166

(1- Zariyat Süresi 56. Ayet) (2- Mülk Süresi 2. Ayet) (3- Münafikun Süresi 9. Ayet) (4- Münafikun Süresi 10. Ayet) (5- Nur Süresi 36-37. Ayet) (6- Asr Süresi 1-3. Ayet) (7- Haşr Süresi 18. Ayet)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı