Kitaplara İman Etmek

Kur’an Araştırma Merkezi

sponsor

Ve Rabbin dedi ki

Kur’an okuyacağın zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın (1)”, şüphesiz ki “iman etmiş olanların ve Rablerine tevekkülde bulunanların üzerine onun için bir hakimiyet yoktur (2)”. Şeytanın “hakimiyeti ancak onu dost edinenlerin ve Allah’a ortak koşanların üzerinedir (3)”,

O Kur’an Allah’a inanıp da O’na “İman edenlere tam bir sebat vermek ve Allah’a teslimiyet gösterecek Müslümanlara bir hidayet ve müjde olmak üzere Kur’an’ı, Rabbin tarafından gerçek olarak getiren, Ruhu’l-kudüstür (4)”,

“Ve şüphe yok ki, o Kur’an müminler için elbette bir hidayettir ve bir rahmettir (5)” ve “Bizim, Kur’an’ı senin dilinle indirip kolaylaştırmamızın başlıca sebebi, senin müttakileri müjdelemen ve inatçı kimseleri de onunla uyarmandır (6)” yoksa “şeref ve şan sahibi olan Kur’an hakkı için. İş o kafirlerin dedikleri gibi değildir (7)” ve O’nda (Kur’an’da) “şüpheye yer verecek herhangi bir taraf olduğundan değil, ama asıl kendileri Allah’a karşı kibir ve muhalefet taşıdıkları için inkar ediyorlar (8)”.

Ama nereye kadar ve inkar etmekle veyahut da senin Allah’ın emirlerine uymayıp da yasaklarından sakınmamakla Allah’ın zatından bir eksilme mi olacak yada Zatında bir yükselmemi görülecek. O zaten yüceler yücesidir. Ama sen Allah’a itaat etmekle ancak onun isminin yücelmesi için yardımcı olmuş olacaksın ve insana vaad edilmiş olan cehennem azabından kurtulman için kendine yardımcı olmuş olacaksın. Yoksa senin Allah’a itaat etmekle yada inkar etmekle O’na hiçbir şekilde zarar yada fayda vermiş olamassın. Bütün zararı da faydasıda kendine vermiş olursun ama bunun farkında değilsin.

“Bu kitabın, alemlerin Rabbi tarafından indirildiğinde hiçbir şüphe yoktur (9)”, “Elbette bu Kur’an Rabbülalemin’in indirdiği bir kitaptır, Onu Ruhu’l-emin indirdi, Senin kalbin üzerine, ta ki, sen uyancılardan olasın Pek açık olan Arap lisanı ile (10)” ve “Bu Kur’an’a, elbette öncekilerin kitaplarında da işaret edilmişti (11)” ve O “Kur’an’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik (12)”.

İndirdik ki “Yaratana saygı duyanı uyaran, irşat eden buyruklar halinde (13)” indirdik ki hidayete kavuşasınız ve sırat-i müstakim üzerine kalabilesiniz ve o yolda onu kendinize rehber edinebilesiniz Ve “bu kitabı Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık. Ta ki insanlar Allah’a karşı gelmekten korunsunlar ve ta ki o, kendilerine bir ibret ve uyanış versin (14)”

ve şurası kesin bir gerçektir ki “gerçek hükümdar olan Allah Teala pek yücedir. Ve sana vahyedilmesi tamam olmadan evvel Kur’an’ı okumakta acele etme ve de ki: Yarabbi! Benim için ilmi artır (15)”.

Ve Rabbin dedi ki “Biz sana feyizli ve bereketli bir kitap indirdik ki insanlar onun ayetlerini iyice düşünsünler ve aklı yerinde olanlar ders ve ibret alsınlar (16)” ve O’nu okurken yani “Kur’an’ı tertîl ile, düşünerek oku (17)”.

Çünkü “Allah Resulü (s.a.v) buyurdu ki: ‘Şahid, gaib olanın göremediğini görür. Kalbi hazır olan şahit olur, şahit olan bulur, bulan tevhid eder, tevhid eden ise yüceltir. Gaib olan görmez, görmeyen kaybeder, kaybeden unutur, unutan ise unutulur’.

Allah Teala da şöyle buyurmuştur  ‘İşte bu şekilde ayetlerimiz sana geldi, sen ise onları unuttun. Bugünde aynı şekilde sen unutulursun (Taha/126)’. Yani sen Allah’ın ayetlerini terkettin, onları önemsemedin ve üzerinde düşünmedin. Aynı şekilde sen de bugün terk edilirsin ve bir rahmetle yüzüne bakılmaz. Bir lütufla seninle konuşulmaz ve az da yaklaştırılmazsın (18)”

Hasan el-Basri:

Kur’an kendisiyle amel edilmesi için indirildi.ama insanlar onun okunuşunu amel olarak aldılar buyurmuştur

Ama artık yüce Allah’ın düşünmezler mi, akıllarını kullanmayacaklar mı,  ibret almayacaklar mı buyruklarının üstünü tamamen kapattınız sadece okudunuz ama düşünmediniz yada okuduğunuzu sandınız ama aslında okumadınız.

Aldınız Kur’ana-ı Kerim‘i ya bir dolabın üzerine de bıraktınız yada duvara astınız o size baktı ama siz ona bakmadınız. Baktıysanız da sanki senenin belirli günlerinde Kur’an okunacakmış gibi Ramazan ayı gelince elinize aldınız, Ramazan ayı bitince bir daha ki Ramazan ayına kadar el sürmediniz, yüzüne bakmadınız. Bu aslında neye benzer biliyor musunuz?

Hani şu bizim haftanın bir günü cuma namazına gidip de diğer vakitlerde bihaber olan kardeşlerimiz varya onların durumuna benzer ki onların durumu da Hristiyanların durumuna benzer. Evet cuma namazı farzdır, ama cuma namazı olduğu gibi diğer vakit namazları da farzdır. Kaldı ki Cuma namazını çeşitli sebeplerden dolayı kılmayacak ve kaçıracak olsan bile Cuma namazının yerine kılabileceğin bir öğle namazı var, onu kılabilirsin.

Dedik ya Hristiyanların yaptıklarına benziyor yaptıklarınız. Hristiyanların kendi uydurdukları haftalık ibadeti var ve onu kendilerine onu yanlış da olsa adet edinmişler ve pazar günü kiliseye gidip kendilerince ibadet yaptıklarını sanırlar. Şimdi sadece Cumayı haftalık ibadet olarak görüp de Cuma’dan cumaya camiye gidip de diğer vakitlerde namazlardan bihaber olan kişinin Hristiyanların yaptığı haftalık ibadetten ne farkı kaldı.

Not: Hristiyanların yaptığı ibadet geçersizdir ama Müslümanların haftada bir olsa da Cuma Namazına gitmeleri sevaptır. Ben üstteki benzetmeyi yaparken tefekkür etmeniz mahiyetinde söyledim yoksa Cuma namazını terk edin yada kılmayın demiyorum. Olur ki diğer farz namazları kılmadığın halde Cuma Namazı için özen gösteriyorsundur ve o Cuma Namazına gidip de dua ettiğin sırada dua ederken duaların kabul ettiği bir ana denk gelir ve Allah’ın yardımı ile diğer farz ibadetlere, emir ve yasaklara sımsıkı sarılrısın. Kesinlikle belirtiyorum ki; Diğer farz namazları kılmıyorum bu yüzden Allah benim kıldığım Cuma Namazını kabul etmez diyerek terk etmeyin ve yukarı da verdiğim misale aldanarak sakın cuma namazını terk etmeyin. Sorumluluk size aittir. Ben sadece bir misilleme yaptım uyarı niteliğinde. Yoksa her ibadetin sevabı var. Küçük veya büyük devamlı veya ara ara yapılması fark etmez. Kıldıkların için sevap kılmadıkları için de günah vardır

vesselam….

Kaynak: İsmail Ekinci

(1-Nahl 98) (2-Nahl 99) (3-Nahl 100) (4-Nahl 102) (5-Neml 77) (6-Meryem 97) (7-Sad 1) (8-Sad 2) (9-Secde 2) (10-Şuara 192-195) (11-Şuara 196) (12-Taha 2) (13-Taha 3) (14-Taha 103) (15-Taha 114) (16-Sad 29) (17-Müzemmil 4) (18-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:1 / bkz: 179)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı