Ahiret Hayatına İman

Kur’an da Öldükten Sonra Tekrar Dirilmek

sponsor

Öldükten Sonra Tekrar Dirilişin İspatı ve Örnek Deliller

Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı Cenab-ı Hakk’ın kullarına olan va’didir. Kur’an-ı Kerim her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O’na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin Allah’ın vadinin bir gereği olduğunu bildirir.

Size vadedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur. Hiç şüphe yok, ceza ve hesap da mutlaka gerçekleşecektir (1).

Bilindiği gibi bir haberin doğruluğu onu bildirenin doğruluğuna bağlıdır. Şu halde, vadine muhalefet etmesi asla söz konusu olmayan yüce Yaratıcı, bütün semavi kitaplarda ve de Kur’an-ı Kerim’de bir kitap gibi yarattığı şu kainatı kapatıp, başka bir gün yeniden açacağını söylüyor. Madem ki söyleyen O’dur ve bu mevzunun söz sahibi peygamberler de buna şahitlik ediyorlar, o halde ahiret hayatının vukuuna olmuş nazarıyla bakılmalıdır.

Kur’an-ı Kerim sadece öldükten sonra dirilmenin mutlaka meydana geleceğini haber vermekle yetinmemiştir.

İnsan aklını meşgul eden önemli meselelerden biri olan ba’s ve haşri ispatlayan kesin deliller getirmiştir. Delilleri ortaya koyarken de, inkarcıların itirazlarını içine alan canlı örnekler vermiştir.

Yeniden Dirilişe Temsili Kıyas Usulüyle İspat: Kur’an’da ahiret aleminin imkanını izah ve ispat konusunda muhatapların gerçeği bulmaları için kullanılan metotlardan birisi olarak, kıyas/ mukayese usulünü görmekteyiz. Bu usul Kur’an da inkarcıların iddialarının batıl olduğunun gösterilmesi bakımından kendine has istidlal metodu olmuştur.

Bir Şeyi Yoktan Varedebilenin Onu İkinci Defa Var Etmesinin Daha Kolay Olması: İnsan, bazen kendi kudret ve düşüncesini aşan bir şeyle karşılaştığı zaman o şeyin gerçekleşmesinin imkansız olduğu zannına kapılır. Bu itibarladır ki Kur’an-ı Kerim, Yüce Yaratıcının kudreti merkez alındığında, cesetlerin diriltilmesinin ve haşrin herhangi bir imkansızlığının söz konusu olmayacağını sürekli bir biçimde vurgular. Bir sayfada milyonlarca kitabı birbirine karıştırmadan yazıp nazarımıza arz eden zat, formlarını söküp dağıttığı bir kitabı ikinci defa aynı şekilde bir araya getireceğini vaat etse, ‘Bu onun kudretinden uzaktır’ denilebilir mi? Bu açıdan Kur’an-ı Kerim’in şu ayetini yeniden düşünelim; “(Düşün o) günü ki, yazılı kağıtların tomarını dürer gibi göğü toplayıp düreriz. Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz. (Bu,) üzerimize aldığımız bir vaad oldu. Biz, (vadettiğimizi) yaparız (2).

Yeniden Diriltmek Daha Kolay: Kur’an-ı Kerim, yine bu mukayese usulü içinde insanların zihinlerini farklı bir zaviyeden uyandırmaya çalışır. Ahireti inkar edenlerin sık sık ‘Biz, içinde hayat namına bir şey kalmamış kemik yığınlarına döndükten sonra mı yeniden diriltilip hayata döndürüleceğiz?’ şeklinde dışarı vurdukları şüphe ve itirazlarına karşı Kur’an, Yüce Allah’ın kainatta insandan daha büyük ve daha zor olan şeyleri yaratmış olduğunu hatırlatarak, bunun yanında insanların yeniden hayata döndürülmelerinin pek zor bir iş olmadığını bildirir. Bu noktada Kur’an, inkarcıların daha ciddi düşünmelerini temin maksadıyla ilk olarak şu soruyu yöneltir;

“Siz ey haşri inkar edenler: Düşünün, sizi yeniden yaratmak mı zor, yoksa gök alemini mi? İşte bakın: Allah onu nasıl da sağlam bina etti! (3). Bu ayetle insanlara adeta ‘Sizler tekrar tekrar, Bu çürümüş kemikler nasıl canlandırılacak?’ diye sorup duruyorsunuz; şu muazzam semayı yaratan Allah için hiç bir şeyin güç olmayacağını düşünmüyor musunuz denilmektedir.

Birşeyi Zıddına Çevirebilenin,Benzer Diğer Birşeyi de Zıddına ÇevirebilmesiDirilişin imkanına ispat sadedinde Kur’an-ı Kerim’in insanlara sunduğu diğer bir mukayese şekli ise özel bir misalle ele alınmıştır. “Size yeşil ağaçtan ateş yaratan/çıkaran O’dur. İşte siz ondan yakıp durmaktasınız (4)”. Ayetin konuyla alakalı olarak ifade etmek istediği husus ise şudur: ‘Su ile ateş birbirine zıt şeylerdir. Suyun bol miktarda bulunduğu yeşil ağaçtan ateşin çıkması adeta imkansız iken, Yüce Allah ateşi yeşil ağaçtan çıkararak, bir şeyi onun zıddı olan diğer bir şeyden yarattığını göstermiştir. Hasılı; Kur’an, yaş bir ağaçtan zıddı olan ateşi çıkarmaya muktedir olan Yüce yaratıcının, hayata zıt gibi görünen çürümüş kemiklerden de hayatı var etmeye muktedir olacağını üstün bir beyanla dikkatlerimize arz eder.

Karşılaştırılabilir Örneklerini Göstermek Suretiyle İspatKur’an böylece tecrübe dünyasından aldığı delillere dayanarak hem diriliş olayının akli temellerini gösterir, hem de bunu inkar edenlerin hiç bir delile sahip bulunmadığını ve itirazlarının ilmi bir değer taşımadığını ortaya koyar. Bu cümleden olarak, o dirilişi imkansız görenlere karşı kupkuru ölü arzın yağmur suyuyla canlanışını ve muhtelif bitkilerle bezenişini ve insanın bizatihi tecrübe ettiği uyku örneğini, yeniden dirilmenin mümkün olduğunu ispatlayan deliller olarak arz eder.

Ölümünden Sonra Arzın Canlandırılması:  Kışta ölü gibi olan yeryüzünün, ilkbaharda tekrar diriltilmesi Kur’an’da öldükten sonra dirilişin, imkan dahilinde ve seyredilebilen bir vakia olduğunu göstermek maksadıyla verilen en çarpıcı misaldir. Allah’ın yeryüzünde hakim kıldığı bir kanunla her şey tekrar tekrar yenilenmektedir. Özellikle Kur’an, bizlere bu noktada su ve onunla boy atıp gelişen nebatatı misal vererek, bununla dikkatleri şu noktaya çeker. “Her şey yok edilip tekrar geri döndürülüyorsa, insanında öldükten sonra eski haline döndürülmesi niçin mümkün olmasın?”. Allah’ın rahmetinin eserlerine bir bak.

Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl da diriltiyor. Bunları yapan O Allah, şüphesiz ölüleri de diriltir. O her şeye kadirdir (Rum Süresi’50)”

O’nun ayetlerinden biri de şudur. Sen toprağı boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine bir su indirdiğimiz zaman, titreşir ve kabarır. Onu dirilten Allah, ölüleri de diriltir. O, her şeye gücü yetendir (Fussilet Süresi’39)”

Yaratılışın birliğini göstermesi açısından Kur’an’ın ölü arzı insanın dirilişine delil olarak getirmesi, önemli bir husustur. Zira o mutlak Kudret her zaman diliminde dünyanın şeklini hangi kanunla değiştiriyorsa, Kıyamet gününde kainatın şeklini de aynı kanunla değiştirir.

Baharda ölmüş bütün ağaç ve bitkileriyle arzı hangi kanunla diriltiyorsa, öldükten sonra da insanları aynı kanunla diriltir.

Kur’an-ı Kerim, tecrübe dünyasından ele aldığı deliller arasında şunu da hatırlatır; eğer insan bir çeşit ölüm sayılabilecek olan uykuya dalışından sonra tekrar hayata dönüşü üzerinde fikir yürütür, bu ahenk ve işleyişi araştırırsa ba’s ve haşri anlamada güçlük çekmeyecektir.

O’dur ki geceleyin sizi öldürür gibi uyutur, gündüzün ne işlediğinizi bilir, sonra da belirlenmiş bir süre geçip tamamlansın diye gündüzün sizi diriltir. Yine dönüşünüz O’nadır, (ve yine) O, dünyada yaptıklarınızı size haber verecektir (En’am Süresi’60)”.

Allah (c.c) bedeninizde zedelenen, uzuvlarınızdan ölen kısımları uykuda haberiniz olmadan telafi ederek yeniler ve sizden aldığı şuur ve idraklerinizi yine sabahleyin size geri verip önceki gibi maddi ve manevi hayatınızla sizi tekrar diriltir ,uyandırır; siz ancak o zaman geceyi gündüzü fark eder; kendinizi ve geçmiş kazançlarınızı hiç kaybetmemiş, arada hiç bir kesinti fasılası geçmemiş gibi bilir tanırsınız. İnsanın sahip olduğu maddi manevi her iki hayat, her gün her gece ve hatta her an böyle ruhani ve cismani bir diriliş içindedir. Bunu birçokları mecazi bir mana ile dirilme kabul ederlerse de, ciddi bir şekilde ilmi bir gözle bakıldığı zaman, bunun tam manasıyla bir ba’s/diriliş olduğu ortaya çıkar

Geçmişte Yaşanmış Diriliş Örneklerini Nazara Vererek İspat: Bunların birkaçını şöyle sıralayabiliriz; Üç yüz dokuz sene mağarada uyutulduktan sonra  Ashab-ı Kehf‘in diriltilmesi, İsrailoğullarından ölmüş birisinin kendisine bir sığırın organıyla vurularak diriltilmesi, Sina çölünde İsrailoğullarından bir topluluğun topluca öldürülüp diriltilmesi, Hz İsa’nın bir mucize olarak bazı insanları hayata kavuşturması ve bunun yanında Allah’ın izniyle çamurdan yaptığı kuşlara üfleyip onları diriltmesi ve parçalanmış dört kuşun Hz İbrahim’in talebi üzerine diriltilmesi

Kaynak: Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz:175-185

(1-Zariyat Süresi 5-6) (2-Enbiya Süresi 104) (3-Naziat Süresi 27) (4-Yasin Süresi 80)

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı