Kitaplara İman Etmek
Trend

Kur’an-ı Kerim Üzerinde Tefekkür Etmek

sponsor

Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini tedebbür edip düşünmeye gelince, bunun manası kalp gözünü onun manaları üzerinde yoğunlaştırmak, bütün düşünce ve idrakini onu anlama ve kavramaya sarf etmektir. Aslında Kur’an’ın indiriliş gayesi de budur. Yoksa anlayıp düşünmeksizin sırf onu okumak değildir.

Nitekim Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır:

“(Bu Kur’an) ,mübarek bir kitaptır. O’nu sana indirdik ki ayetlerimi düşünsünler ve akl-ı selim sahipleri öğüt alsınlar (1), Kur’an-ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kilitler mi var ? (2), Onlar hala o sözü (Kur’an-ı) düşünmüyorlar mı? (3), Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik (4)”

Hasan el-Basri be bu konuda şöyle demiştir:

Kur’an düşünülmek ve kendisiyle amel edilmek için nazil olmuştur.Siz onu kendisiyle amel etmek için okuyunuz

Kul için dünya ve ahirette Kur’an’ı düşünmek, onu teemmüle devam etmek ve ayetlerinin manaları üzerinde zihni teksif etmekten daha yararlı,onun kurtuluşuna daha elverişli bir yol yoktur. Çünkü Kur’an’ı düşünmek insanı hayır ve şer yolları, vasıta, gaye ve sonuçlarına, bu işleri yapanların sonları konusunda bilgili kılar. Kulun eline saadet hazinelerinin ve faydalı ilimlerin anahtarlarını verir. Kalbine iman esaslarını yerleştirir, sağlamlaştırır. Ona dünya ve ahiretin gerçek yüzlerini gösterir, cennet ve cehennemin hakikatini kalbine nakşeder. Onu geçmişte yaşamış olan milletler arasında dolaştırıp Allah’ın onlara vermiş olduğu musibetleri, ibret levhalarını, Allah’ın onlara gösterdiği adalet ve lütfu gözler önüne serer. O’nun zat, isim,sıfat ve fiillerini ,sevdiği ve buğzettiği şeyleri, kendisine götüren yolunu, ona ulaştığı zaman salikin kavuşacağı nimetleri, O’na götüren yoldaki mani’leri bildirir. Ona nefs ve sıfatlarını, amelleri bozan ve sahih kılan şeyleri, cennet ve cehennem ehlinin yollarını ve amellerini, hal ve simalarını, mertebelerini; insanların çeşit ve karakterlerini, özelliklerini anlatır.

Özetlersek;

Kur’an’ı düşünmek insana Allah’ı, O’na ulaşmanın yolunu ve kulun ona ulaştığı zaman elde edeceği nimetleri bildirir.

Bunun mukabilinde ki şu üç şeyi de hatırlatır:

1-► Şeytanın insanları kendisine davet ettiği fenalıkları

2-► Buna götüren yolları

 3-► Onun (şeytanın) davetine icabet eden kimsenin ona uyduğu zaman başına gelecek olan azap ve fenalıkları da tanıtır.

Aslında bunları bilmek, müşahade ve mütalaa etmek, kul için zorunlu bir husustur. Bunlar insana ahireti sanki orada bulunuyormuşçasına gösterir, sanki dünyada değilmiş gibi onu dünyadan uzaklaştırır. İnsanların ihtilaf etmekte oldukları her hususta ona hak ve batılı ayırt ettirir; hakkı hak, batılı batıl gösterir. Ona kendisiyle hidayet ve dalalet arasındaki farkı ayırt etmesi için ayırt edici bir nur verir. Onun kalbine bir kuvvet, bir hayat, bir genişlik, açıklık ve sevinç bahşeder. Bunlara mazhar olan kişi sonunda apayrı bir insan olur çıkar.

Kur’an’ın manaları, tevhid ve bunun kesin delilleri, Allah’ı,O’nun kemal ve tenzihi sıfatlarını tanıtmak; peygamberlere iman, onların mucizelerini anlatmak, doğrularını ispat etmek, gönderildikleri kimseler üzerindeki haklarını öğrenmek konuları etrafında dolaşır. Meleklere iman konusu da buraya dahildir. Melekler, Allah’ın kainatı yaratmasında ve onlara emirlerini iletmesinde, kainatın O’nun izni ve iradesi altında yönetilmesi hususunda O’nun elçileridirler. Allah meleklere ayrıca yerde ve göklerde cereyan eden olaylarla ilgili, özellikle ana rahmine düşünden Allah’a kavuştuğu güne kadar insanla ilgili olaylar üzerinde birtakım görevler vermiştir. Keza Kur’an ahirete iman konusunu ihtiva eder. Orada Allah’ın kendi dostları için hazırlamış olduğu eksilme, üzüntü ve izdırabın asla yaşanmayacağı cennet hayatı;

Düşmanları için hazırlamış olduğu neşe, rahat ve sevinç ve huzurun asla yer almadığı çetin cehennem hayatı en açık, en tafsilatlı bir şekilde haber verilir. Ayrıca ilahi emir ve nehyin, şer’i hükümlerin, helal ve haramın, kaderin, öğütlerin, ibret levhalarının, kıssaların, misallerin, yaratma ve yönetmedeki sebep ve neticelerin, esas ve amaçların tafsilatlı bir şekilde malumatlarını ihtiva eder.

Kur’an ayetleri kulu devamlı güzel va’dlerle ve çetin azaptan korkutmak suretiyle Rabbine yükselmeye teşvik eder. O çetin gün için hazırlıklı ve aceleci olmayı tavsiye eder. Kişiye her türlü mezheb ve görüşlerin zifri karanlığında doğru yolu gösterir; onu bid’at ve dalalet yollarına sapmaktan alıkoyar; Rabbine şükretmek suretiyle nimetlerini arttırmaya sevk eder. Ona helal ve haramın sınırlarını gösterir, haddi aşıp büyük meşakkatlere düşmemesi için ona helal ve haram çizgisinde muhafaza eder.

Kalbini, haktan yüz çevirip dalalete düşmekten, sapıklıktan korur. Zor işleri, meşakkatli halleri ona son derece kolaylaştırır.

“Kervan göçüp gitti kılavuzsuz kaldın. Davran ve onlara yetiş”

Onun önü sıra gider ve kendisine kılavuzluk eder. Ne zaman bir düşman pususuna veya yol kesen eşkıyaya rastlayacak olsa ona ‘Dikkat et ve Allah’a dayan, O’ndan yardım iste, Hasbinallahu ve ni’mel-vekil (Allah bana yeter)’ de, diye ikaz eder.

Kur’an’ı etraflıca düşünüp anlamakta, yukarıda zikrettiklerimizden kat kat fazla hikmet ve faydalar vardır. Hülasa, o en büyük hazinedir. Onun tılsımı ve sırrı ise taşıdığı mana denizine düşünmeyle dalmaktan ibarettir.

Küçük Günahların Büyümesine Sebep Olan Şeyler

 

Ahiretteki Derece ve Derekelerin Dünyadaki İyiliklere ve Kötülüklere Göre Dağıtılması

Kaynak: İbn Kayyım el-Cevziyye / Medaricu’s Salikin / bkz: 409-411

(1-Sad 29) (2-Muhammed 24) (3-Mü’minun 68) (4-Zuhruf 3)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı