Kitaplara İman Etmek

Kur’an-ı Kerim’de Anahtar Odak Kelime

sponsor

Allah, Kur’an’ı insan için göndermiştir. Onu imana, iyiye ve doğruya çağırmış; şirk, nifak, isyan ve her türlü kötülükten sakındırmıştır. Ancak insanı bu konuda zorlamamıştır. İnanç ve irade hürriyeti içerisinde insanlar, inanç, söz, fiil ve davranış itibariyle farklı durumlar sergilemişlerdir. İnsanlardan kimisi mümin, muttaki ve iyi, kimisi kafir, müşrik, münafık, asi ve kötü nitelik kazanmıştır.

Allah insanları, ırkları, renkleri, cinsiyetleri ve fiziksel yapıları itibariyle değil, inançları, amelleri ve ahlaki yönleriyle değerlendirmiş ve insanı hep bu yöne ile ele almıştır. Kur’an’da insanı anlatıp değerlendirirken onun inancı, söz, fiil ve davranışına göre farklı kavramlar kullanmıştır.

“Kavram”, bir fikri, bir düşünceyi, bir sistemi ve bir konuyu anlamak için kullanılan, o fikrin, o düşüncenin, o sistemin ve konunun ifade edilmesinde önemli rolü oynayan sözcüklerdir. Bu sözcüklere önemine binaen “anahtar terim” denir.

Arapça kelimeler Arapça olan Kur’an’da kullanılırken cahiliye dönemindeki anlamlarını aynen muhafaza etmemişler, önemli seviyede mana değişimine uğramışlardır. Kur’an’da özellikle “anahtar terimler“e yeni ve sözlüklerdekinden tamamen farklı anlamlar yüklenmiştir. Kur’an, Arapların inanç ve yaşam tarzlarını tamamen değiştirdiği gibi kavramların anlam ve kullanım sahalarını da değiştirmiştir. Bu itibarla Kur’an’ın iyi anlaşılabilmesi için kavramlara yüklenen manaların çok iyi bilinmesi gerekir. Sözlük anlamları bu kavramların gerçek manalarını asla ifade edemez.

Kavramlar, Kur’an’da tek başlarına ve yalın halde bulunmazlar. Diğer kavramlarla eş veya zıt anlamda bir mana ilişkisi kurarak bir “semantik saha” oluştururlar. Birbirleriyle anlam ilişki olan kavramlardan biri “odak kelime” kabul edilirse, bu odak kelimenin etrafında bir çok “anahtar kavramlar” dizilir ve birlikte bir “mana alanı” meydana getirirler. Kur’an’ın en büyük odak kelimesi “Allah”, ikinci büyük odak kelimesi de “insan”dır.

Kur’an’da iki değişik “ahlaki vasıf” anlatan kavram kategorisi vardır. Biri Allah’ı ve O’nun vasıflarını anlatan kavramlar, diğeri ise insanı, insanın inanç, söz, fiil ve davranışlarını anlatan kavramlar.

İnsanın “ahlaki vasfını” anlatan kavramlar temelde iki kısma ayrılır: Övme ifade eden kavramlar, yerme ifade eden kavramlar. Bu kavramlar, insanı inanç ve amel yönünden nitelerler ve iyi ve kötü, doğru ve yanlış diyebileceğimiz birbirine zıt değerler anlamlar taşırlar. Bu kavramlardan bazısı insanın sadece inancını ve amelini, bazısı da hem inancını hem de amelini anlatır. İnsanların “olumlu” veya “olumsuz” yönlerini anlatan kavramların ifade ettiği davranışlar ayrı ayrı insanlarda veya bir insanda bulunabilir. Mesela iman, şirk, küfür, nifak ayrı insanlarda, iman ve fısk aynı insanda bulunabilir.

İnsanı öven ve failine mükafat va’dedilen kavramların mana alanı itibariyle en kapsamlı olanı “ittika- takva– muttaki”, kavramı, insanı yeren ve failine ceza va’dedilen kavramların en kapsamlısı ise “zulüm- zalim” kavramıdır.

Kur’an’a göre bu kavramların ifade ettiği manalarla nitelenen inanç bakımından “mümin- münafık- kafir”, amel bakımından “nefsine zulmeden, muktesit (orta hareket eden)- hayırda öncü olanlar”, kıyamette ise “ashab-ı yemin (kitabı sağ eline verilecek olanlar),-ashab-ı şimal (kitabı sol eline verilecek olanlar), -sabikun- mukarrebun (öncüler- Allah’a yakın olanlar) olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Ancak inanç, söz, fiil ve davranış itibariyle insanlar temelde iki gruptur. Müminler- kafirler, itaatkarlar- asiler. Müminler de kafirler de, itaatkarlar da asiler de Kur’an’da farklı kavramlarla nitelendirilmişlerdir. Her bir kavram, insanın farklı bir boyutunu ifade eder.

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2007 / Sayı: 2 / bkz: 115-116

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı