Kitaplara İman Etmek

Kur’an-ı Kerim’in Bir İbadet Olarak Okunması

sponsor

Son bir iki yüzyıldır İslam dünyasının çeşitli bunalımlar yaşadığı bilinen bir gerçektir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde başlayıp, sonrasında daha büyük ve daha hızlı bir değer kaybı yaşayan insanlarımız, ezilmişliğin, hor görülmüşlüğün, yenilmişliğin faturasını tarihe ve geleneğe çıkartmakta pek aceleci davranmış, bu durum, içinde bulundukları çıkmazı daha da büyütmekten başka bir işe yaramamıştır.

Hayatın sanat, kültür, düşünce, dil vb. alanlarında ürkütücü bir düşüş yaşanmış, bu da bir biçimde toplumun ahlak ve davranışlarına yansımıştır. Öz güvenlerini yitirmiş bir topluluğun, kendini, geçmişi ve bütünüyle bir bütün olarak alaya alması, haydi biraz insaflı söyleyelim hafifsemesi, doğal olarak yıllarca bütün bir İslam coğrafyasını canlı ve diri tutan kaynaklara bakışını, bunları okuyuş tarzını da etkilemiştir.

İslamı’ın bir gereği olarak, Müslüman toplumlarda saygı, önemli bir husudur. Onlar çeşitli kişi, kurum ve kitapları anarlarken, bunları bazı sıfatlarla zikrederler(di). Müslümanlar arası ilişkilerde, Müslümanları içinde yaşadıkları dünya ve birlikte oldukları nesnelerle münasebetin tesis ve devamında önemli bir, fonksiyon yüklenen tasavvufun da bireysel ve toplumsal hayattan dışlanmasıyla, çare diye başvurulanlar daha bir çaresizlik üretmiştir. Bunda eleştirel yöntemin, olumlu katkıları bir yana, payı da unutulmamalıdır. Bunların bir neticesi olarak Kur’an, Kerimlikten; hadis şeriflikten soyutlanmıştır.

Bu durum Müslümanların azizlikten zelilliğe düşmesiyle doğrudan bir alakası vardır. Onlar Allah’ın Kitabına ve Rasulü’ne karşı saygılarını kavlen ve fiilen yitirince, O da onların şaref ve izzetlerini çekip alıvermiştir. Durum o reddeye varmıştır ki, Müslüman çevrelerde Kur’an-ı Kerim’in bir ibadet olarak okunması reddedilmiştir. Biz bu makalede, kaynakların ışığında, bu hususta kimi şeyleri hatırla(t)maya çalışacağız.

Son zamanlarda meal okuma, Allah’ın Kitabının okunmasının önüne geçmiştir. Oysa ilahi bir kitap olan Kur’an-ı Kerim’in okunması Müslümanın manevi ve dini hayatının gelişimi ve sürekliliği bakımından oldukça mühimdir. Böyle bir yönelim ve eğilimde bulunanların temel gerekçeleri Kur’an-ı Kerim’i anlamadıkları, anlaşılmayan bir metnin okunmasının ne gibi bir fayda sağlayacağı sorusudur. Bu, tarihte benzeri görülmeyen, nevzuhur bir anlayıştır.

İslam’ın ilk döneminden bu yana, Kur’an-ı Kerim’in okunmasına işaret eden alimlerin hepsi, o Yüce Kitabın anlaşılması, üzerinde düşünülmesi gerektiğini de sürekli vurgulamışlardır. Bu hem Kur’an-ı Kerim’in hem hadis-i şeriflerin hem de bu konuda eser yazan bilginlerin önem verdiği bir konudur. Burada şunu da belirtmekte fayda vardır.

Kur’an-ı Kerim’in okunması ayrı bir husus, anlaşılması ayrı bir husustur. Doğru iş yapmaya çalışırken, yanlışa düşülmemelidir. Özellikle toplumda hizmet sunma, irşad ve tebliğ etme gayret ve amacında bulunanların motivasyonunu, direncini, heyecanını, azmini ancak namaz, zikir, Kur’an okuma gibi ibadetler sağlayabilir, artırabilir, koruyabilir. Herhangi bir ibadetli hafife alma, diğerlerinin de hafiflenmesine yol açabilir ki, bu, kişinin zamanla dinden, onun batını ve manevi boyutundan uzak düşmesine neden olur. Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de ibadet hakkında şöyle buyurmaktadır: “De ki: İbadetiniz olamasa, Rabbim size niye değer versin? (1)”

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2007 / Sayı: 2 / bkz: 76-77
(1- Furkan suresi 77)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı