Kitaplara İman Etmek

Kur’an-ı Kerim’in Temel Özellikleri Nelerdir?

sponsor

Kur’an; iyiliklerin, ahlaki erdemlerin toplumda yaygınlaşması ve egemen olması için tavsiyelerde bulunur. Bu konuda birey ve topluma sorumluluklar yükler. Davetinde hikmet ve güzel öğüt metodunu seçer. İnsanlara dini zorla kabul ettirmeyi değil, kendi istek ve arzularıyla, hür iradeleriyle hak ve hakikate tabi olmalarını ister. İnsanın içtimai, iktisadi, ahlaki yönü ile yakından ilgilenir, örnek insan modelini ve özelliklerini açıklar.

Kur’an erdemli bir toplum inşa etmeyi hedefler ve muhtelif vesilelerle bunun yollarını gösterir.

Toplum halinde yaşamak zorunda olan insana, sosyal sorumluluklarını hatırlatır. Bundan imtina edilmesi halinde bireysel ve toplumsal açıdan doğuracağı sonuçlara dikkat çeker. İnsanların huzur ve mutluluğu için mutedil olmayı ve orta yolu tavsiye eden  Kur’an varlık aleminde en şerefli mevkide bulunan insanın iç ve dış dünyasına yönelik kuşatıcı hükümler ortaya koyar, onu kendine, toplumuna ve bütün insanlığa hayırlı bir fert haline getirmeye çalışır.

Kur’an-ı Kerim’in hükümleri, öğüt ve tavsiyeleri, misal ve kıssaları, va’d ve vaidleri; geçmişe ve geleceğe dair bildirdikleri hususlar birer hakikat parıltılarıdır.

Onun getirdiği kurallar, koyduğu emir ve yasaklar dini, canı, malı, nesli ve aklı korumayı hedefler. Kur’an’ın sadece indiği döneme değil, çağlar ötesine yönelik mesajları; içerdiği mana zenginliği ve önceden bildirdiği hakikatler ve eşsiz beyanlar insanlara Allah’ın sonsuz güç, kudret ve azametini, yaratılanlara olan engin rahmet ve şefkatiyle sayısız nimetlerini hatırlatır.

Kur’an toplumların huzur ve güvenliğini sağlayan, fertler arasındaki ilişkileri düzenleyen, bireyi iç ve dış alemiyle kendine,toplumuna ve bütün insanlığa hayırlı bir unsur haline getiren hükümleri de içinde barındırır.

Pek çok davranış modelleri, üstün ahlaki meziyetler onunla toplumda hayat bulur; Ana babaya saygı, insanlarla iyi geçinme, iyiliği emretme, kötülükten sakındırma, adalet, doğruluk, alçak gönüllülük, merhamet, sevgi, bütün yaratılanlara şefkatle muamele onun evrensel değerleridir. O, bencil duygulardan kurtulmayı, bireysel hazlar için değil, aşkın değerler, yüksek insanlık ideali için yaşamayı, dünyanın nimetlerini hakkaniyet ölçüleri içinde paylaşmayı, kardeşçe ve dostça geçinmeyi ve paylaşabilmeyi öğütler.

Sönmeyecek olan ilahi ışığıyla insanlığın ufkunu aydınlatan ve gönülleri fethedip huzura erdiren Kur’an, sürekli okunmalı, ihtiva ettiği anlam zenginlikleri kavranmaya, insanlığa hayat bahşeden mesajları içselleştirmeye ve davranışlarımızın mihrevi yapılmaya çalışılmalıdır. ‘İnsanların hayırlısı Kur’an’ı hatmettikten sonra yine hemen ona başlayandır’ nebevi müjdesi mucibince ondan hiç kopmadan, okuyup anlamaya gayret edilmeli, mesajları çağın anlayış ve idrakine sunulmalıdır.

Bugün insanlık ailesinin yaşadığı pek çok sorunun çözümü, huzur ve barış dolu bir dünyanın inşası, büyük ölçüde inanç, bilgi ve ahlak birlikteliğine ve gücün egemenliği yanılgısından vazgeçip, bilgi ve üstün değerlere yönelmeye ve yaratılış gayesini içselleştirmeye bağlıdır.

İslam dininin mensupları olarak; hak, adalet, güven, dayanışma, sevgi ve barış yolunda almamız gereken bir hayli mesafe, yapmamız gereken birçok vazife olduğu muhakkaktır. Bu yüzden çevremizde olup biten olumsuzluklar ve hak ihlalleri karşısında duyarsız kalmamak, bunların giderilmesi için çalışmak sorumluluk alanlarımıza ilişkin görevlerimizin layıkıyla ifası yönünde çok yönlü ve uzun soluklu bir çaba göstermek, bu konuda özellikle;

Kur’an’ın temel öğretilerinden yararlanmak durumundayız.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir, kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe iman etmiş sayılmazsınız’ gibi veciz talimatlarıyla vicdan terazilerimizi hassas kılmaya ve iradelerimizi terbiye etmeye çalışan Hz Peygamber‘in (s.a.s) bağlıları olarak, çağımız insanının hakikatin bilgisi olan Kur’an’la yeniden buluşması, onu doğru anlaması ve rahmet ikliminden hissedar olması için her birimizin var gücüyla çalışmasına ihtiyaç var.

Yüce Kitabımız 14 asır önce geldi; parçalanmış gönülleri birleştirdi, taş kesilmiş yüreklere merhamet ve sevgi aşıladı. İnsanlığı ateş çukurundan çıkarıp, kalıcı huzur ve mutluluk diyarı olan ebedi hayata taşıdı. Bugün de hırpalanan insanı değerlerin, örselenen ahlaki erdemlerin, ihtiraslar ve hükmetme arzusuyla beslenen acımasızlık ve şiddetin, Kur’an’ın sevgi ve barış ikliminde eriyip son bulacağına yürekten inanıyoruz. Yeter ki insanlık onun çağrısına kulak versin, onu anlamaya çalışsın ve öğretilerine sahip çıksın.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Kur’an’ın Nüzülünün 1400. Yılı Anısına Diyanet İlmi Dergi Kur’an Özel Sayısı / bkz: 10-11

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı