Kitaplara İman EtmekKürsüden Gönüllere Vaazlar

Kur’an’da Doğruluk

Kur’an da hangi inanç, söz ve davranışların doğruluk olduğu açıklanmıştır ki bunlar;

► Tevhit üzere olmak, şirksiz Allah’a iman etmek

Allah’a ibadet etmek

Peygambere uymak ve onu örnek edinmek

Kur’an okumak

En’am süresinin 151 ve 152. ayetlerinde emir ve yasaklar zikredildikten sonra 153. ayette;

‘Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti’ denilmiştir.

151 ve 152. ayette zikredilen emir ve yasaklar şunlardır;

Allah’a ortak koşmamak,

► Ana-babaya iyilik etmek ve onlara iyi davranmak,

► Fakirlik korkusuyla çocukları öldürmek

► Haramların, kötülüklerin ve edepsizliklerin açığını da gizlisine de yaklaşmamak

► Haksız yere Allah’ın yasakladığı cana kıymamak

► Yetim malını haksız yere yememek

► Ölçü ve tartıyı adaletle tam yapmak

► Doğru söz söylemek

► Allah’a verilen sözü tutmak

Doğruluğu dört madde halinde özetleyebiliriz

1-► İmanda Doğruluk: Bir insanın imanında dosdoğru olabilmesi için imanında ihlaslı olması, riya, şirk ve nifak bulunmaması gerekir. Peygamberimiz (s.a.v)

‘Bir insanın kalbi dosdoğru olmadıkça imanı da dosdoğru olmaz. Dili (konuşması, sözü) dosdoğru olmadıkça da kalbi dosdoğru olmaz. Bir insan komşusunun şerrinden emin olmadıkça cennete giremez’ buyurmuştur.

2-► Sözde Doğruluk: Bir insanın sözünde dosdoğru olabilmesi için asla yalan konuşmaması, her sözünün gerçek ve vakıaya uygun olması gerekir. Dil, kalbin tercümanıdır. Sözünde doğruluk bulunmayan kimsenin özünde de doğruluk yoktur. Bu sebeple olmalı ki yüce Allah;

‘Ey müminler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin (Ahzab’70)’

Peygamberimiz ise;

‘Kim diline ve ırzına sahip çıkacağına güvence verirse, ben de o kimsenin cennete gireceğine güvence veririm’ buyurmuştur

3-► İbadette Doğruluk: Müminin ibadetinde dosdoğru olabilmesi için ibadetini iyi bir niyet ve ihlasla, Allah’a ortak koşmadan ve İslam’a uygun olarak yaşaması gerekir. Bu şartlardan biri eksik olursa o ibadet doğru ve makbul olmaz

4-► İş Ve İşlemlerde Doğruluk: İnsan; fert, aile ve toplum hayatında yaptığı her işi, üstlendiği her görevi en iyi bir şekilde yaptığı, hile ve sabırsızlıktan uzak olduğu, sözüne ve sözleşmelerine uyduğu, insanlara adalet ve hakkaniyetle davrandığı, kişiler arasında ayrımcılık yapmadığı zaman dürüst ve doğru olur.

Doğruluk Nedir ve Ölçüsü

Kur’an, sünnet ve akl-ı selim olmalıdır. Herkesin keyfine ve anlayışına göre doğru olmaz. Kur’an’da ve sünnette söz konusu edilen doğruluk İslam’ın önerdiği, kurallarını ve sınırlarını belirlediği doğruluktur

Doğruluk, iyi bir davranıştır. İyi davranış, insana daima hayır getirir. Doğruluk, Allah’ın emrine uymak ve O’na karşı gelmekten sakınmaktır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlara daima bir çıkış yolu var eder,ummadığı yerden onu rızıklandırır. Doğruluğun Allah katında değeri olduğu gibi insanlar katında da değeri vardır. Doğru davranan insanları Allah’da melekler de insanlar da sever. Nitekim Kur’an da;

‘Rabbimiz Allah’tır deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır (Ahkaf’13-14)’

Dosdoğru olanları cennette melekler karşılayacak ve onlara şöyle diyeceklerdir;

‘Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Gafûr ve rahîm olan Allah’ın ikramı olarak orada sizin için canlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır (Fussilet 30-32)’

Tahlil ettiğimiz ayetin ikinci cümlesinde müminlerin azgınlık etmemeleri, haddi aşmamaları, yani Allah’ın belirlediği sınırların dışına çıkmamaları istenmektedir. Allah ve Peygamberin emir ve yasaklarına, helal ve haramlarına, öğüt ve tavsiyelerine uygun olmayan her söz, eylem, iş ve davranış azmak ve haddi aşmaktır. Mesela Nisa Süresinin 11 ve 12. ayetlerinde miras ile ilgili hükümler bildirildikten sonra 13 ve 14 ayetlerinde

‘İşte bu hükümler Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan ederse onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır’ buyrulmuştur.

Allah’ın belirlediği kuralları çiğnemek haddi aşmaktır, doğruluktan sapmaktır ve zulümdür. Talak süresinin birinci ayetinde boşama ile ilgili hüküm bildirildikten sonra

‘Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur’ denilmiştir.

Tahlil ettiğimiz ayetin üçüncü cümlesinde, Allah’ın insanların bütün yaptıklarını gördüğünün beyan edilmesi, insanların gece ve gündüz gözetim ve denetim altında olduklarını ve ona göre hareket etmeleri gerektiğini bildirmeye yöneliktir. Kim nerede ne yaparsa yapsın Allah onu bilir ve görür. Allah’tan bir şeyi gizlemek mümkün değildir.

Sonuç olarak;

Allah; insanların inanç, ibadet, söz, eylem, iş ve davranışlarında dosdoğru olmaları, haktan ve adaletten ayrılmamalarını, haddi aşmamalarını, ilahi kuralları çiğnememelerini istemektedir. Doğruluk manevi kurtuluştur, fert ve toplumun huzur ve güven kaynağıdır. Sahtekarlık iki yüzlülük ve kural tanımamazlık zulümdür, aile ve toplumun fesadıdır

Kaynak: İsmail Karagöz / Kur’an’dan Öğütler / bkz: 279-282

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı