Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,8767
EURO
10,3747
ALTIN
494,82
BIST
1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
26°C
Bursa
26°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Sağanak Yağışlı
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
23°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Hafif Sağanak
22°C
SON DAKİKA

Kur’an’ın Haber Verdiği Bilimsel Gerçekler

13.07.2020
0
A+
A-

Kur’an-ı Kerim, kainattaki varlıkların yapısı ve tabii olayların meydana gelişi hakkında temel bilgiler vermektedir ki, yakın zamanlara kadar bu bilgileri içeren ayetler, yalnız itikadımızı alakadar ederken, bugün gelişen bilim ve teknolojinin kesin olarak doğru kabul ettiği bilgilerle tamamen örtüştüğü müşahede edilmiştir. Tabii ki, Kur’anda yer alan tabiat ilimleri ile ilgili bu bilgilerin, doğruluğu kesinleşmiş tabiat ilimleri ile çelişki arz etmemesi, Kur’an’ın i’caz yönlerinden biri ve onun Allah katından indirilmiş olduğunun delillerindendir. Çünkü bu haber verilen bilgilerin, Kur’an’ın indirildiği dönemde insanlar tarafından tespit edilmiş olması imkan dahilinde değildir.

Tabiat ilimleri ile i’caz, müstakil bir çalışma konusu olacak kadar geniştir. Ancak kısa da olsa tabiat ilimleri ile ilgili bazı ayetlere dikkat çekmek istiyoruz.

“İnkar edenler, göklerle yer birbiriyle bitişik iken, bizim onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmiyorlar mı? (1)”

Big Bang – Büyük Patlama

[ads1]

Bugün elde edilen bilimsel veriler ışığında, evrenin belirli bir zaman önce yok iken var hale geldiği ortaya çıkarılmıştır. Bu teoriye “Big Bang” (Büyük Patlama) adı verilmiş ve buna tek bir çekirdek cismin ani patlaması ve parçalanması neticesinde, dünya ve gök cisimleri oluşmuştur.

“O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler (2)”

Gök cisimleri evrende hareket halindedirler. Bu hareketler gelişi güzel değildir. Tüm cisimler hesaplanmış bir yörüngede seyrederler. Günümüzde kabul gören teoriye göre, evrendeki büyük ve kütleli cisimler, kendilerinden ufak cisimlere karşı bir çekim kuvveti uygularlar. Örneğin Ay, kendisinden daha ağır kütlesi olan Dünya’nın etrafında bir yörünge çizmektedir. Dünya ve Güneş sistemindeki diğer gezegenler ise Güneş’in etrafında bir yörüngede hareket ederler.

“O, yedi göğü tabaka yaratandır. Rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlaklık (düzensizlik) görüyor musun? (3)”

Dünya atmosferinin taşımış olduğu özellikleri bakımından yedi ayrı kısmı ayrılmış olduğu, bütün bilim adamları tarafından kabul edilen bir gerçektir.

[ads2]

“Görmediniz mi? Allah yedi göğü birbiriyle uyum içinde yaratmıştır? Ve Ayı bunlar içinde bir nur kılmış, Güneşi de (aydınlatıcı) bir kandil yapmıştır (4)”

Kur’an, Güneş ile Ay arasındaki farkı açıkça ortaya koymuştur. Güneş ışık kaynağı, Ay ise ışığı yansıtan bir cisim kaynağı olarak tasvir edilmiştir. Oysa böyle bir detayın, Kur’an’ın nazil olduğu dönemde bilinmesine imkan yoktur. Bu bilgiye insanoğlu ancak yüzyıllar sonra sahip olabilmiştir.

“Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar (5)”

Dünyanın atmosferi, dünyaya yaklaşan irili ufaklı meteorları eriterek yok etmekte, uzaydaki zararlı ışınları süzmekte ve böylece insan hayatının devamı için hayati bir işlevi yerine getirmektedir. Atmosfer, sadece zararsız orandaki ışınları, radyo dalgalarını ve görünür ışığı geçirir.

“Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzü üstüne sarıp- örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıp- örtüyor… (6)”

Ayette gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerini sarıp- örtmeleri (tekvir) konusunda verilen bilgi, aynı zamanında dünyanın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak dünyanın yuvarlak olması durumunda, bu ayette ifade edilen fiil (tekvir) gerçekleşebilir.

[ads3]

“Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık… (7)”

Ayette geçen “aşılama” kelimesinin Arapça karşılığı hem de bitkilerin, hem de bulutların aşılanması anlamını taşımaktadır. Nitekim, modern ilim rüzgarların her iki işleme de sahip olduğunu göstermiştir.

Bunların dışında daha bir çok ayette yıldız ve gezegenler, yağmurlar, insanın yaratılışı, fiziki yapısı gibi daha nice hususlardan haber verilmiştir ki, bugünkü teknoloji vasıtasıyla bu bilimsel gerçekler herkesçe kabul edilmiştir.

Kaynak: Diyanet İlmi Dergisi / 2007 / Sayı: 2 / bkz: 67-69

(1-Enbiya suresi 21/30) )2- Enbiya suresi 33) (3- Mülk suresi 3) (4-Nuh suresi 15-16) (5- Enbiya suresi 32) (6- Zümer suresi 5) (7- Hicr suresi 22)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.