DOLAR
21,2392
EURO
22,8954
ALTIN
1.339,37
BIST
5.372,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
24°C

Kurban Bayramı Sabahı Vaaz

Kurban Bayramı Sabahı Vaaz
23.02.2023 01:31
0

Kurban bayramının anlam ve önemini anlatan vaaz ve hutbe sunumu & Diyanet

Muhterem Müslümanlar…

Allah’a binlerce hamd-ü senalar olsun ki, sıhhat ve afiyetle bir bayram gününe daha erişmiş bulunuyoruz. Büyük manevi hazlar içerisinde bu mübarek bayram gününe yetişmemiz, bizler için büyük, hem de çok büyük bir nimettir.

Bu nimete erişen biz müminlerin üzerine bu vesile ile üç şey vacip olmuştur.

  • Birincisi; Arefe günü sabahından başlayarak, bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, farz namazlarından sonra yirmi üç vakitte getireceğimiz Teşrik Tekbirleri;
  • İkincisi, biraz önce eda etmiş olduğumuz bayram namazı;
  • Üçüncüsü de, kurban kesmektir.

Cenab-ı Hak, bizlere şöyle bildiriyor: “O halde Rabbin için namaz kıl, kurban kes (1)

Kurban bayramı münasebetiyle yerine getirdiğimiz bu üç ibadetin ikisi bedenen yapmış olduğumuz ibadet; birisi de, malen yapmış olduğumuz ibadettir, ister zengin olsun ister fakir, herkes, arefe günü sabahından başlayarak 23 vakitte Teşrik Tekbirlerini getireceği gibi, bayram namazını da kılar.

Fakat, kurban kesmeye gelince; bu mali bir ibadettir. Bu vecibeyi dinin tarif ettiği ölçüler dahilinde zengin sayılanlar yerine getirirler. Dinimiz, fakir ve yoksulları kurban kesmekten muaf tutarken, zengin oldukları halde kurban kesmeyenler hakkında acı haberler vermiştir.

Mesela bu hususta Yüce Peygamberimiz Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: Hali vakti yerinde olduğu halde kurban kesmeyenler bizim meclisimize gelmesin.

Üzerine kurban kesmek vacip olan muhterem Müslüman..

Kurban kesmekten sakın kaçınma. Üzerine vacip olan kurbanını mutlaka kes. Hiçbir şey seni Allah için kurban kesmekten alıkoymasın. Allah için oğlu İsmail’i kurban kesmekten çekinmeyen Hazret-i İbrahim’i düşün.

Keseceğin kurbanın sıhhatli olmasına dikkat et. Ehli olmayan kişilere kestirme kurbanını. Kurbanın kesilirken başında bulun. Zira Resul-i Ekrem (s.a.v) Hazret-i Aişe Validemize;

  • “Ya Aişe! Kurbanın kesilirken kurbanının başında bulun. Kurbanının kanı toprağa döküldüğü an, senden senin günahların da dökülür” buyurduğunu hatırla.

Kestiğin kurbanın etini üçe ayır. Bir parçasını akraba ve dostlarına, bir kısmını fakir-fukaraya, bir kısmını, da evine bırak. Deri ve bağırsaklarını fakirlere, talebelere, dini ölçüler içerisinde faaliyet gösteren cemiyetlere ver.

Kurban derileri şuralara verilir, diye bir tesir altında kalma.

Kesmiş olduğun kurbanın her şeyi mizanına konacağından, kurbanın sakatatını sakın dışarıda bırakma. Kurban kesmek için daha önceden açmış olduğun çukura göm

Aziz müminler…

Gerek bedeni ve gerekse mali olarak yerine getirilen ibadetlerimizde na-mütenahi hikmetler mevcut olduğu gibi, bu hafta içerisinde yerine getirmiş olduğumuz, bu üç vecibenin de maddi ve manevi faydaları vardır.

Mesela;;

Yirmi üç vakitte ve şu mübarek bayram sabahında, milyonlarca Müslümanın hep bir ağızdan;

Allahü ekber Allahü ekber la ilahe illallahü vallahü ekber Allahü ekber ve lillahi’l-hamd

diyerek, kalplerine yerleştirmiş oldukları imanlarını hep bir ağızdan dilleriyle ikrar, kalpleriyle tasdik ediyorlar. Bu İlahi Tekbir sesleri iman sahiblerini harbde zafere ulaştıran kuvvet, sulh zamanlarında da, gerçek müminleri birbirine kenetlenmiş (yekpare ve müstahkem) bir bina gibi birbirlerine kenetleyen kudrettir.

İnanan kişilerin, şu mübarek bayramın seherinde camileri doldurmalarının, makam-mevki, zengin-fakir gözetmeden aynı safta namaz kılmalarının, hep birden ellerini açıp, boyunlarını büküp Yaradan’ımızdan mağfiret dilemelerinin, aralarındaki hoşnutsuzlukların giderilmesine vesile olacak bayram ziyaretlerinin temin ettiği faydayı, acaba hangi insan inkar edebilir?

Aziz ve muhterem Müslümanlar!

Gözlerimizi yaşartan şu müminler topluluğu, dinimize ve manevi değerlerimize bağlılığımızı, Allah’a ve Peygamberimize olan sarsılmaz imanımızı bizzat göstermektedir. İşte böylece, mübarek bayram gününün manası tahakkuk etmiş bulunmaktadır.

Bunun için, neslimize bayramlarımızın mana ve önemini iyi öğretelim. Bu mukaddes günlerde onlara iyi örnek olalım. Kalplerimizi birleştiren, hoşnutsuzlukları gideren günlerin bayramlar olduğunu, onların saf ve temiz kalplerine yerleştirelim.

Bu büyük bayram, İslam alemine ve aziz milletimize mübarek olsun.

Kaynak: İsmail Coşar (Ankara Maltepe Camii İmam Hatibi) / Diyanet İlmi Dergisi / Ocak 1970

(1-Kevser Süresi 1-3)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.