Nefis Muhasebesi

Makam ve Mevki Uğruna

sponsor

Mevki sevdasına tutulan kimsenin bütün gayreti, insanların kalplerini avlamaya çalışmaktır. Devamlı olarak kendini sevdirmeye, başkalarının takdirini ve övgülerini kazanmak için riyakarlık yapar. Söz ve davranışlarında milletin gözüne girmek için, her türlü yağcılığı ve dalkavukluğu yapar. Bu yapmacık davranış, ayrılık tohumunu ekmenin ve bozgunculuğun esasını meydana getirir.

Bu durum bazen ibadetlerde ihmalkarlığa, bazen de dikkatli olmaya yöneltir. Kalpleri fethedip anlayabilmek için, kendini tehlikelere atmaktan kaçınmaz. Bu sebepledir ki Peygamberimiz mal ve şerefin dine verdiği zararı, iki aç kurdun koyun sürüsüne verdiği zarara denk saymış, hatta daha fazla olduğunu buyurmuştur.Yine;

Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki; Mevki sevgisi, suyun topraktan sebzeyi yeşertip büyüttüğü gibi, nifak tohumunu yeşertip büyütür.

Çünkü nifak, iş, ve söz ile, kalp ile bedenin uyum içinde olmamasıdır. İnsanların kalbini çalmak isteyen kimse, onlara karşı mutlaka nifak ve içten pazarlığa düşer ve kendi şahsında olmayan hasletleri onlara varmış gibi gösterir. İşte nifak budur. Mevki sevgisi insanı helak eden şeylerdendir. O gönülde yol almış bir alışkanlıktır ki, aynen mal sevgisine benzer. İlacı, bilgi ve amelin birleşmesinden ibarettir.

İlim, mevki sevgisinin neden olduğunu bilmektir. Buda insanların şahıslarına ve kalplerine hakim olmak içindir. Bunun faydasız bir şey olduğunu, bütün teferruatıyla geçen satırlarda açıklamıştık. Çünkü bu gerçekleşse bile, ölümle beraber o da bitecektir. Kalcı olan salih amellerden değildir. İnsanların hepsi sana secde etse bile, sonuçta secde eden de edilen de yok olur gider.

Böylece sende, senden önceki mevki hırsı (koltuk sevdasıyla) yanıp tutuşanların düştüğü aşağılık dereceye düşersin. Bu, dünyalık olan geçici mevki sevgisi uğruna, sonsuz hayatını mutlu kılacak olan dini terk etmek hiç doğru olmayan bir davranıştır.

Gerçek olgunluk ile hayali olgunluk arasındaki farkı ayırt edebilenlerin gözünde, mevki sevgisi (koltuk sevgisi) bir hiçtir. Bu mevkiyi küçük görme hali, ancak ahireti düşünenlerde olur. Ahireti aklına getirdikçe, dünya gözünde aşağılık bir varlık olur. Ölüm kendisi için hemen ödenen bir borç gibi olur ve adeta Hasan-ı Basrinin, Ömer b. Abdülaziz’e yazdığı mektuptaki davranış gibi bir durum alır.

Hasan-ı Basri, Ömer b. Abdülazize yazdığı mektubunda; Sanki sen, ölüm sana en son yazılıp, ölmüş olanlardan bilirsin demiştir. Bunu söylerken gelecek olan ölümü o anda yaşamıştı.

Ömer b. Abdülaziz verdiği cevapta diyor ki; Sende dünyaya hiç gelmemiş, ahiretten hiç çıkmamış gibisin.

İşte böyle insanlar dünyayı terk edip ahirete takva ile hazırlanır. Mutlu sonun muttakiler için olduğunu bilirler. Onlar dünyanın mevkisini, makamını sevmez, servetine önem vermezler. Fakat ne yazık ki insanların çoğu bunu düşünemedikleri için sonucu keşfedemezler. Böylece ufacık bir alan içinde dolanıp dururlar.

Yüce Allah buyuruyor ki; “Belki de dünya hayatını seçersiniz, ama ahiret (sizin için) daha hayırlı ve kalıcıdır (A’la Süresi’16-17)”

Ve başka bir ayet-i celile de yüce Allah buyuruyor ki; Asla hayır; doğrusu siz kolaylıkla elde edeceğiniz dünya nimetlerini seviyorsunuz. Ahireti bırakıyorsunuz. (Onu kazanmak için çalışmıyorsunuz) (Kıyame Süresi’20-21)”

Gerçek durumu bu olan kimseye düşen, bilgisi ile mevki sevgisinden kurtulmaya gayret etmektir. Mevki sahiplerinin önce dünyada uğrayacakları felaketleri aklına getirmelidir. Mevki sahibi olan herkes kıskanılır,hakkında tuzak hazırlanır.O da makamını muhafaza edebilmek için devamlı bir korku içindedir. İnsanların gözünden düşmemek için,çok dikkatli hareket eder.

Ama kalpler adeta kaynayan tencerenin hareketinden daha süratle hareket halindedir. Her an değişikliğe uğrarlar. Kalpler herhangi bir şeyin kabul edilmesinde veya reddedilmesinde son derece kararsız davranır. Kalpler üzerine kurulan sevgi, dalgalar üzerine inşa edilen binaya benzer. Temel oturmaz, bina da kurulmaz.

Mahşerden Önce Kabirdeki Sorgu

 

Hz Ali’nin Sözleri-2

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 811-812

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı