Mesneviden Hikayeler

Mesneviden Çalgıcının Tekerlemesi

sponsor

Cahil bir Türk beyi, akşamdan kalmaydı. Sabahleyin erken uyandı. Sarhoşluğun verdiği mahmurlukla bir çalgıcı istedi.

Çalgıcıyı getirdiler. Bey çalıp söylemesini istedi. Çalgıcı bir yandan çalıyor, diğer yandan şu şarkıyı okuyordu:

Bilmem sen ay mısın, güneş misin?

Bilmem, benden ne istersin?

Bilmem ki, sana nasıl bir hizmetin olsun?

Nasıl bir kullukta bulunayım?

Sussam mı? Yoksa sözlerimle övsem mi?

Şaşılacak bir haldeyim. Benden ayrı değilsen

Hem ben neredeyim? Sen neredesin?

Bilmem ki, beni nasıl çekersin?

Karalarda yürütürsün

Denizlerde boğarsın

Bilmem ki, bunu nasıl yaparsın?”

Şarkının sözlerinde sık sık tekrarlanan bilmem’ sözü, beyi fena halde kızdırdı. Yerinden fırlayıp çalgıcının üzerine atıldı. Topuzunu kaldırıp, çalgıcının kafasına indireceği sırada, çavuşlardan biri topuzu tuttu. Beyini sakinleştirdi ve,

”Zavallı bir çalgıcıyı öldürmek size yakışmaz” dedi. Bey,

”Bu saygısız herifin tekerlemesi kafamı şişirdi. Bilmem ki, bilmem ki deyip duruyor. Bilmiyorsa, bildiğini söylesin dinleyelim. Sözü geveleyip uzatmanın ne anlamı var?” dedi.

Bunun üzerine çalgıcı,

”Maksadım gizli olduğu için, uzatıp dururum. Varlıktan, var olandan bir koku alman için, bilmem ki’ diyerek,

Allah Tealanın varlığını ikrar ederim.

Benlik sahibi olduğun için, benden habersizsin. Kuyunun içindeki suda, aksini görüp düşman sanarak saldıran aslan gibisin.

Bende görüp de kızdığın kötülükler, sana aittir. Vurmak istediğin topuzla, aslında kendine vurursun, ama farkında değilsin.

Farkına vardığında ise, kendi nefsinin düşmanı olursun” dedi.

Kaynak: Turan Yazılım / Mürşit 5 / Çay Vakti / Mesneviden Hikayeler

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı