Bilgi Kütüphanesi

Mevki Sahibi Olmak

sponsor

Dünyanın iki direği; mal ve mevkidir. Malın anlamı kendilerinden faydalanılabilen şeylere malik olmak iken, Mevkinin anlamı; Gönülleri kendine bağlayıp hürmetle kendine itaat ettirmektir.

Zengin bütün arzularına ve gayelerine ulaşabilmek için altın ve gümüşe sahip olan kimse manasına geldiği gibi,

Mevki de: Gaye ve arzularına ulaşmak için insanların kalplerine taht kurmak anlamına gelir. Mal kazanmak için ziraat ve sanat gibi çeşitli yollar olduğu gibi, mevki kazanmak içinde gönüller, çeşitli muamele ve davranışlarla büyülenebilir.

Gönüller, insanlara çeşitli ilim ve inançlarla bağlanır. Bir gönül başka bir adamda bir olgunluk vasfının bulunduğuna inandığı zaman, ister istemez ona bağlanır. Bu inanç ve bağlanma o kişide bulunan olgunluğun derecesine göre kuvvet kazanır. Bu olgunluğun gerçekten bir olgunluk olma mecburiyeti yoktur. O adama göre olgun olarak telakki edilmesi yeterlidir. Hatta öyle zaman olur ki, gerçekten olgunluk olmayan şey, adamın nazarında olgunluk olarak kabul edilir.

Böylece gönlü, o özelliği taşıyan adama bağlanır. Bu bağlanış, kalbin durumuyla ilgili olduğu için, iradenin dışında ve mecburi bir bağlanıştır. Kalbin durumları ise, kalbin bilgi, inanç ve hayallerine bağlıdır. Mal sevdalıları, insanları köle etmek sevdasında oldukları gibi, mevki sevdalıları da hür insanları emri altına almak, onları kendi iradesi altında tutup kendisine bağlamak ister.

Onların gönüllerini kendine bağlamakla, onları iradeleri ve emirleri altına almak isterler. Bu yönden mevki sahiplerinin istedikleri, mal sahiplerinin istediklerinden daha önemlidir.

Çünkü servet sahipleri köle olarak kabul edilen insanları zor kullanarak emirleri altına alırken mevki sahipleri öyle değildir. O hür olan insanları kendi istekleri ile şahsına itaat ettirmek ve bundan zevk almak ister. Bunun için mevki sahibinin istedikleri, mal sahibinin istediklerinden daha önemlidir.

Cah demek, insanların gönlüne hükmetmek ve onların gönlüne taht kurmak demektir. Mevki sahibi, insanların kendinde bir olgunluğun bulunduğuna inanmalarını sağlamak ister. İşte Cah’ın gerçek manası budur.

Bunun ayrıca meyveleri vardır. Övgü ve övgüde aşırı gitme bunlardandır. Çünkü bir kimsede olgunluğun bulunduğuna inanan, durmadan devamlı olarak onu konuşur, över. İnancı nispetinde de bağlandığı adamın hizmetinde bulunmak ister. Kendi ihtiyaçlarında nasıl dikkatli ise, bağlandığı kimsenin ihtiyaçlarında da öylece dikkatlidir.

Ona karşı söz söylememek, onu kendi üzerine tercih etmek, hürmet ve saygıda kusur etmemek, önce selam vermek, onu öne geçirmek gibi bütün gayelerin de onu kendine tercih eder. Bunların hepsi mevkinin kalp üzerindeki etkinliğidir.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:3 / bkz: 787-788

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı