DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Migren Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

04/06/2024
7
A+
A-
Migren Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

İnsan yaşamında baş ağrıları önemli bir yer işgal eder. Migren de bir baş ağrısı çeşididir.

Travma, beyin urları, enfeksiyonlar, psiko-sosyolojik faktörler gibi baş ağrısı yapan birçok nedenlerden biri de migrendir. Bu kendine özgü bir ağrı ile oluşan rahatsızlığa yarım baş ağrısı da denilir.

Baş ağrıları arasında çok sık rastlanmakla birlikte ağrının şiddetli oluşu ve kişiyi yaşamaktan bıktıracak özellikte olması, işgücü kaybı ve etrafındaki dost ve arkadaşlarını da huzursuz etmesi bakımından önem arzeder.

Migren, kadınlarda erkeklere oranla sık rastlanılan genellikle orta yaş hastalığıdır.

Etiyolojik nedenleri kesin olarak bilinmemesine karşın hormonal faktörler, psiko-sosyolojik durum, bazı alerjik gıda ve maddeler suçlanmaktadır. Belki de bir kişiden diğerine göre etiyolojik nedenler olabilmektedir.

Bir baş ağrısına migren denilebilmesi için, baş ağrısı yapan diğer nedenlerin muayene, laboratuvar tetkikleri, bilgisayarlı beyin tomografisi ya da magnetik rezonans gibi radyolojik tetkikleri ile baş ağrısı yapan diğer nedenler ekarte edildikten sonra aşağıdaki kriterlere uygun olması gerekmektedir.

Bunlar:

  • Tekrarlayıcı ve her atakta şiddet süresi değişebilen baş ağrılarının mevcudiyeti.
  • Yarım baş ağrısı şeklinde ve zonklayıcı tarzda olması
  • Başlangıç döneminin bulunması
  • Ağrı ile birlikte bulantı, kusma bazen ışıktan rahatsız olma durumu.
  • Ailevi bir özellik göstermesi

Bu şekilde sıralamak olasıdır. Ancak bazı bilim adamları bilinen hiçbir neden yok iken, yaşamında bir kez dahi oluşan, ani başlayan şiddetli olarak devam eden, bulantı-kusma ile birlikte olup ve yarım baş ağrısı şeklinde görülen bir rahatsızlığı da migren olarak tanımlamakladırlar.

Baş ağrısı nedeniyle bir hekime müracaat eden hastada, hastalısının öyküsü oldukça derin ve etraflıca alınmalı, hasta ile iyi bir diyalog içine girilmelidir. Yapılan muayene, laboratuvar incelemeleri ve radyolojik tetkiklerle başka bir hastalığın olup olmadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmalıdır.

Migrende genel olarak muayene, tüm laboratuvar ve radyolojik tetkikler normal olarak bulunur. Bundan dolayı, hastadan alınacak hastalığının öyküsü tanı koydurucudur.

Ağrının vasfı ne zaman başladığı, ağrıyı başlatan herhangi bir neden olup olmadığı, keskin ve şiddetli bir ağrı mı yoksa tedricen artan bir ağrı mı olduğunun, ailenin başka fertlerinde aynı tıp ağrıdan şikayetçı olan var mı ve başka diğer özelliklerin genişçe öğrenilmesi gereklidir.

Ağrı gelmediğinde, normal yaşamlarını sürdüren bu insanlardan ağrıyı provoke eden bir şeylerin olup olmadığı yapılacak kontrollerle araştırılmalıdır.

Migren tipi baş ağrısını çeken insanları sorgulanmaları sonucunda psiko-sosyolojik durumları, özellikle hanımlarda hormonal faktörlerin önemli bir faktör olduğu göze çarpar. Yapılan bazı araştırmalarda beyin damarlarındaki vasomotor değişikliklerin de rol oynadığı saptanmıştır.

Uygulanan ilaç tedavileri genellikle semptomatiktir, yanı ağrı krizlerinin arasını uzatmak ve o an gelecek olan ağrı şiddetinin daha hafif geçmesini temin etmek ve ağrı krizi anındaki ağrı şikayetlerini hafifletmeye yöneliktir. Bunun için de değişik ilaç grupları denenmektedir.

Genellikle analjezikle, sedatifler, özellikle beyin damarlarında vasomotor değişiklikler yapan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hiç bir zaman hastanın kendi kendine karar verip kullanabileceği ilaçlar değillerdir

Bu hastalığa sahip kişiler mutlaka kendı hekiminin kontrollerinde olmalı ve sürekli olarak hekimi tarafından önerilen süreler çerçevesinde yılmadan usanmadan kontrollere gitmeyi ihmal etmemelidirler.

Etiyolojik nedenleri tam olarak saptanamayan bu migren hastalığında; Mevcut suçlanan etiyolojik faktörleri göz önüne aldığımız zaman profilaktif (önleyici) tedbirlere dikkat etmenin önemli olduğu görülür. Tabii ki en güzeli bu hastalığa yakalanmamaktır.

İslam dininin insanlara emrettiği namazı kılmak için abdest alırken yüzün yıkanması, başın ve boynun mesh edilmesi esnasında adeta yapılan masajın ve günün belirli zaman diliminde yakın ya da uzak bir mescide özellikle yürüyerek gidilmesinin tavsiye edilmesi ve gün içinde yaşanan günlük sıkıntılardan bir an için bile olsa uzak kalmaya çalışarak boşa geçer gibi görünen ve harcanan bu zaman diliminde günlük yaşamda “küçük bir değişiklik büyük bir mutluluktur” ilkesinin yakalanabildiği ve psiko-sosyolojik olarak huzura kavuşmanın belki de bu hastalığı önleyici bir faktör olabileceği söylenebilir.

Kaynak: Dr. H. Erdem Ak / Aile Rehberi / Yeni Dünya Dergisi / bkz: 374-375

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.