Kürsüden Gönüllere Vaazlar

Mümin Güven Veren ve Güvenilir İnsandır

sponsor

Aziz Müminler!

Mümin: Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inanan anlamına geldiği gibi, başkalarına güven veren ve güvenilen kişi anlamını da taşır. Öyle ise mümin, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık, sözü özü bir, dostluğuna  güvenilen bir insandır. Yüce Rabbimiz, Müminun süresinin ilk ayetlerinde, kurtuluşa erecek müminlerin vasıflarını açıklamakta ve 8. ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır:

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler (1)

Bir mümin, sevdiğini sırf Allah için sever ve ondan maddi bir beklenti içinde olmaz. Sır saklar, emanete hıyanet etmez. Hz Peygamber (s.a.v)’in yüksek ahlakına uymaya ve onun gibi güvenilir bir insan olmaya çalışır.

Yüce Allah, peygamberlerini güvenilir kişilerden seçmiş, onlar da gönderildikleri toplumlar tarafından emin kişiler olarak tanınmışlardı. Nitekim Mekkeliler, Peygamberimiz (s.a.v)’, daha peygamber olmadan önce, el-Emin sıfatını vermişlerdi.

Muhterem Cemaat!

Bir Müslüman, verdiği sözden, üzerindeki emanetlerden Allah katında sorumlu tutulacaktır. Yüce Allah, bu konuda şöyle buyurmaktadır:

Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir (2)

Özellikle Allah adını anarak verilen sözlerin, yapılan adakların ve yeminlerin yerine getirilmesini emretmekte ve sözünde duranlara sevap vereceğini bildirmektedir. Sözünde durmayanlara ise, Nahl Süresinin 92. ayetinde kınamakta ve onları, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra söküp bozan kadının durumuna benzetmektedir.

Mümin ile Müslüman Arasındaki Fark Nedir?

Değerli Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz (s.a.v), hadis-i şeriflerinde, Müslüman ve Mümin’i şöyle tarif etmiştir:

Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu, Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.

Mümin; geçimi güzel olan kişidir. Geçimsiz kişide ise hayır yoktur.

Uyumlu olmak, ancak güvenilir bir insan olmakla sağlanır. Sözüne özüne güvenilmeyen bir insanla, dostluk ve ticari ilişki kurulmaz. Meşru bir mazeret bulunmadıkça verdiği sözde durmayan kişinin toplum içerisindeki saygınlığı zedelenir, dostlarının sayısı azalır, işi ve ticari ilişkileri bozulur. Bunun için iş, ticaret ve toplum hayatında güven duygusu çok önemlidir. Birbirine güven duymayan toplumlarda huzur ve asayiş sarsılır ve insani ilişkiler bozulur.

Kıymetli Müminler!

Eğer Allah’a ve insanlara verdiğimiz sözleri yerine getirmezse, büyük bir vebal altına girmiş oluruz. Yalancılıkla güven ve itibarın bir arada bulunmayacağını bilmeliyiz. Sevgili Peygamberimizin konumuzla ilgili olan Çevresindeki insanların şerrinden emin olmadığı kişi, cennete giremez hadis-i şerifine dikkat etmeliyiz. Yerine getiremeyeceğimiz vaatlerde bulunmamalı, çevremize, yakınlarımıza, iş arkadaşlarımıza ve bütün insanlara güven telkin etmeli ve bunu, bir hayat prensibi haline getirmeyi unutmamalıyız.

Kur’an Ne Demektir?

 

Sabır ve Şoklama Yöntemi ile İnsan İradesinin Güçlendirilmesi

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 200-201

(1- Müminun Süresi 8. Ayet) (2- İsra Süresi 34. Ayet)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı