Namaz İlmihali

Namaz Kılarken Tadil-i Erkana Riayet Etmek

sponsor

Muhterem Müslümanlar!

İnancın hayata yansıması olan ibadetlerimiz, yüce Yaratıcı ile aramızdaki en sağlam ve en güzel bağdır. Bu ibadetlerden biri de şüphesiz ki namazdır. Namaz da tadil-i erkana riayet edilerek kılınması son derece önemlidir.

Tadil-i Erkan Ne Demek?

Tadil-i erkan, namazın içinde yer alan kıyam, kıraat, rüku, secde gibi rükünleri dikkatli bir şekilde, hakkını vererek yerine getirmektir.

Sevgili Peygamberimiz, “Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın” buyurmuştur.

Bizim için en büyük örnek olan Peygamberimizin nasıl namaz kıldığını Hz Aişe şöyle anlatıyor:

“Kıyamda ağırlığını iki ayağının üzerine vererek dimdik durur, rüku ettiği zaman başını ne yukarıya ne de aşağıya eğer, ikisi arasında tutardı. Rükudan kalktığı vakit iyice doğrulmadan secdeye gitmezdi. Başını secdeden kaldırdığı zaman, iyice doğrulup oturmadıkça ikinci secdeyi yapmazdı”

Namazdan Çalmak Nasıl Olur?

Değerli Müminler!

Dünya ve ahiretimiz için çok faydalar sağlayan namaz, insanı kötülüklerden uzaklaştırır, güzel ahlak sahibi kılar. Ahirette de manen yücelmeye, Cehennem azabından kurtulmaya ve Cennete girmeye vesile olur. Bütün bunları elde etmek ise usulüne ve şartlarına göre namazı kılmakla mümkündür.

Sevgili Peygamberimiz bir defasında ashabıyla sohbet ederken, en kötü hırsızlığın namazdan çalmak olduğunu söyleyince orada bulunanlardan biri: Ey Allah’ın Resulü! Kişi namazından nasıl çalar? diye sorduğunda, Peygamberimiz; Rüku ve secdelerini tam olarak yapmaz şeklinde karşılık verdi.

Yine Allah Resulü, bir gün mescitte tadil-i erkana riayet etmeden namaz kılan birine, Dön yeni baştan kıl, çünkü sen namaz kılmadın buyurdu.

Değerli Müminler!

Unutmayalım ki, şartlarına riayet edilerek kılınan namaz, Yüce Mevla’mızın ifadesiyle kötülük ve çirkinliklere karşı kalkandır. Samimiyet ve ihlastan yoksun, hele hele gösteriş ve riyanın karıştığı bir ibadet, sahibine hiçbir fayda sağlamaz. O halde namazlarımızı bütün beden ve gönül varlığımızla Allah’a yönelerek huşu içinde kılalım.

Namazı Huşu ile Kılmak

Namazda huşu; Yüce Rabbimizin huzurunda O’nun azametetini kalbimizde hissederek, saygı dolu bir yönelişle, bu ibadeti yerine getirmektir. Bu itibarla bir mümin, huşuyu engelleyebilecek her şeye karşı önlem almalı, namazda elinden gelen dikkat ve gayreti göstermelidir.

Unutmayalım ki, namazlarını huşu içinde kulan müminler huzura ererler

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 205-206

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir. Bakmak ister misiniz?

sponsor
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı