İmanın Şartları

Ne İmansız İslam’ın, Nede İslamsız İmanın Faydası Olmaz

sponsor

Yüce Allah’ın, Araf suresinin 116. ayetinde açıkça belirttiği gibi, sihir gerçek değil, görenlerin gözlerini etkileyen, yanıltan, fakat hakikati değiştirmeyen geçici bir sanıdır. Mucize öyle değildir.

Musa’nın asası, sihirbazların ortaya attıkları ip ve sopaları, canlı bir yılan çevikliğiyle yuttu, fakat gösterilen mucize amacına ulaştıktan sonra, asa eski haline döndü, ama yuttuğu ip ve sopalar, yine ortada yoktu…

İşte bu yüzden, sanatlarının doruğundaki bu usta sihirbazlar, sihir ile mucizenin farkını gördü ve hiç tereddüt etmeden Allah’a iman ettiler. Firavun’un tehditleri ve ölünceye kadar işkence etmesi bile onları imanlarından döndüremedi.

Salih iş, mümin vasfıyla birlikte yapılmışsa, ahirette değerlendirecektir. Kişi iman etmeden ölmüşse, yaptığı iyiliklerin ahirette hiçbir değeri yoktur. Bundan şunu da anlamak biraz ürkütücü, ama mümkündür:

Kişi inanmış, fakat hayatı boyunca salih iş yapmışsa, o imanın da orada bir yararı olmayacaktır. Çünkü Ebu Hanife’nin de dediği gibi

Ne İslamsız (kayıtsız şartsız itaat olmadan) iman ne de imansız İslam olur.İman var ise, Allah’a teslimiyet ve itaat de vardır. Zira iman ve İslam, tıpkı içle dış gibidir. Müminin yaptığı salih işler, ondaki imanın zorunlu bir neticesidir.

sponsor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı