Nisa Süresi MealiTefsir

Nisa Süresi Hakkında Genel Bilgi

sponsor

Nisa Süresi Medeni bir süre olup; Hicretin dördüncü ile onuncu yılları arasında pasajlar halinde indirilmiştir. Tamamı 176 ayettir. Kadın haklarına vurgulu bir biçimde yer verildiği için bu adı almıştır.

Nisa Süresi Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 92, Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 4. süredir.

Bütün insanlar Adem ile Havva’dan türemiş kardeşlerdir. Kimsenin kimseye karşı bir üstünlüğü ve ayrıcalığı yoktur. Her insan, öncelikle kendi kötülüğünden sakınmalıdır.

Her erkek ve her kadın, anne, baba ve akrabanın bıraktığı mirastan az ya da çok belli bir payı vardır. İslam’da miras taksimi, aile hukuku, toplumun sosyal yapısı ve adalet ilkesi göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir. Aile bireyleri arasında mutlak eşitliğin değil, adalet ilkesinin ön plana çıkarıldığı miras taksimiyle, Allah’ın yasalarına saygı gösterilmeli ve görünüşteki eşitsizliğe aldanmamalıdır.

Toplumun yöntemiyle ilgili her görev,ilahi bir emniyettir. Emanetler, isteyenlere değil, mutlaka ehline vermelidir. Allah’a, Resulü’ne ve mümin olan yöneticilere itaat de ilahi bir emirdir. Allah’a ve indirdiği kitaplara iman ettiğini söyleyip de aralarındaki sorunları, Allah’ın Kitab’ı ve Peygamber’inin hakemliği ile değil de azgın kişilerin hakemliği ile çözmeyi tercih edenler, hiçbir zaman Allah’a inandıklarını söyleyemezler! İtaat edilmeyen bir kitaba ve peygambere inanılmış olur mu hiç? Ehl-i Kitap da Kur’an’a ve Allah’ın elçisi Hz Muhammed’e mutlaka iman etmeli ve onun haklarında verdiği kararlara içtenlikle boyun eğmelidirler.

Müminler, kendi aleyhlerine veya anne ve babalarının aleyhine veya zengin ya da yoksul bir kişinin aleyhine de olsa şahitliği, Allah rızası için, hem de adaletten ödün vermeksizin sürdürmelidirler. Çünkü mülkün esası olan adalet, hukukun üstünlüğü ilkesinin korunması için vazgeçilmez bir ilkedir.

Elbette Ehl-i Kitab içerisinde aklı başında olan, Cenab-ı Hakk’a boyun eğen ve ilimde derinleşenler de vardır. Hz Muhammed, bütün insanlar için Rab’lerinden gelmiş reddi imkansız kesin bir belge, Kur’an ise apaçık bir nurdur. Ancak bu ikisine bağlanan kimse, Rabb’inin rahmet ve lütuf deryasına dalar, dünyada da mutlu ve bahtiyar olur

Kaynak: M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C: III / bkz: 267-270

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı