Namaz Gusül Kur'an Allah Tövbe Vesvese
DOLAR
8,5492
EURO
10,0853
ALTIN
495,52
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Gök Gürültülü
31°C
Bursa
31°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Parçalı Bulutlu
33°C
Çarşamba Az Bulutlu
35°C
Perşembe Az Bulutlu
35°C
SON DAKİKA
Allah Var Diyorsun Ondan Sonra Yok Gibi Davranıyorsun
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Yaşıyorsunuz
Yetiş Ey Allah’ın Resulü Yıkılıyoruz
Allah Var Diyorsun Ama Yok Gibi Davranıyorsun
Ey İnsanlar…!
Kanaatkar Olmak yada İyilik Yaparım adına Dünya malı Toplamak. Sonuç mu?
Hz Ali’nin Güzel Bir Vaazı
Vakti İyi Değerlendirmek
Her Nefesin Kıymetini Bilmek
Sahi Ya Ne Oldu Bize?
Helal Haram Duyarlılığı Hakkında Vaaz & Diyanet
Fe Eyne Tezhebun (Bu Gidiş Nereye?)
Namaz Konusunda Gevşeklik ve Tembellik Göstermenin Bazı Sonuçları
Salih Bir Amel: Namaz
Hasta Olanlar Nasıl Namaz Kılınır?
Namazda Secdelerden Birisini Unutan Birisi Ne Yapmalı?
Namazda Huşu
Neden Namaz?
Maddeler Halinde Namazı Bozmayan Şeyler Nelerdir?
Namazın Mekruhları Nelerdir?
Kulluk Borcu: Namaz
Namaz ve Nefis
İlmin Fazileti
Namazın Farzları
Namaz Belirli Vakitlerde Müminlere Farz Kılınmıştır (Nisa 103)
Namazın Adabına Uygun Davranışlar
Namaz Kılarken Başka Şeyleri Düşünmek
Çocuğa Doğru Yaklaşım
Namazda Yanlışlıkla Fatiha Süresinden Önce Bir Süre Okuyan Kişi Ne Yapmalı?
Namazın İnsana Kazandırdıkları (vaaz)
Namaza Engel Olan Pislikler
İstenmeyen İmam Namaz Kıldırabilir mi?
Namazın Anlamı ve Manası
Hiçlik Makamı Hikayesi & Nasrettin Hoca
Kul Hakkı ve Kamu Mallarını Korumak
Sabır ve Namaz
Diriliş (Ahmed Günbay Yıldız / O’na Secde Yakışıyor)
Hangisi Aptal…! Berber mi Çocuk mu?
Namaz Kılarken Önüme Birisi Oturursa Nasıl Hareket Etmeliyiz?
Ey Gafil Gel Uyan! Bu Sözlerim Sana
Kurtuluşa Erenler
Abdest & Gusül ve Teyemmüm
Allah’a Yönelmek ve O’nun Yoluna Girmek
Taktilo, Bilgisayar ve Yabancı Dil Bilen Köpek
En Değerli İnsan
İpek Elbise ile Namaz Kılmak Günah Mıdır?
Farz Namazın Son İki Rekatında Zamm-ı Süre Okunursa
Siz Hiç Hayallerinizden Sıfır Aldınız mı?
Namazda Vesvese
Kaza Namazı Nasıl Hesaplanır?
Namaz Hatırlatıldığı Zaman Neden Yaban Eşekleri Gibi Arkanızı Dönüp Kaçıyorsunuz?
İşyerinde İzin Almadan Namaz Kılabilir miyim?
Namazı Huşu ve Huzur İçinde Kılmak
Namaz Kılarken Gözleri Kapatmak Günah mı?
Mantık Bize Ne Öğretir?
Namazı Cem Etmek ve Şartları
Namazda Yapılan Hareketlerin Anlamları
Namazın Önemi
Baloncu ve Çocuğun Hikayesi
Namaz Kılmayan Birisi Nasıl Ölür?

Riya Düşüncesi

İslam ve Kur'an adlı kardeş web sitemize ulaşmak için Tıklayınız

03.09.2020
0
A+
A-

Riya düşünceleri üç çeşittir Bazen hepsi bir anda akla gelir. Bazen de tedricen birbirini takip ederler. İlki halkın kendisini gördüğünü bilmek ve görmelerini ummaktır. Sonra ardından nefis onların övgüsüne ve gözlerinde değer kazanmaya rağbet etmeye başlar (bu ikincisidir). Bunun ardından nefis bu durumu kabul edip ona meyleder ve gerçekleştirmeye niyetlenir (bu üçüncüsüdür).

Birinci düşünce bilgiden ibarettir. İkincisi arzu ve rağbet diye isimlendirilen haldir. Üçüncüsü ise niyet ve kesin karar diye adlandırılan fiildir.

En mükemmel kuvvet birinci düşünceyi savuşturmada ve ardından ikincisi gelmeden onu geri çevirmede gizlidir. Kişi, halkın kendisini gördüğünü öğrenme veya görmelerini umma düşüncesi aklına gelirse şöyle diyerek onu savuşturur:

“Halktan sana ne! İster senin ne yaptığını bilsinler ister bilmesinler. Allah senin halini en iyi şekilde biliyor. O’ndan başkasının bilmesinler. Allah senin halini en iyi şekilde biliyor. O’ndan başkasının bilmesinin sana ne faydası var!”

[ads1]

Kalbinde yer etmiş olan riya sebebiyle övülmenin zevkini tatmaya duyduğu rağbet harekete geçerse nefsine riyanın afetlerini, nefrete maruz kalacağını ve amellerine en muhtaç olduğu anda hüsrana uğrayacağını hatırlatır. Nasıl ki insanların kendisini gördüklerini bilmek riyaya duyulan arzuyu ve rağbeti kamçılıyorsa, riyanın afetlerini bilmek de söz konusu arzunun mukabilinde riyadan iğrenme duygusunu harekete geçirir.

Riya arzusu kabul etmesini ve iğrenme duygusu reddertmesini dayatır. Nefis ise bu ikisinin en güçlüsüne ve en baskınına uyar. O halde riyayı bu üç şeyle geri püskürtmek gerekir: Bilgi, iğrenme ve reddetme.

Kul bazen ibadetine ihlas azmiyle başlar, sonra riya düşüncesi aklına düşünce onu kabul eder. Bu sırada aklına ne bilgi gelir ne de kalpte bulunan iğrenme duygusu! Bunun sebebi, kalbin kınanmaktan korkma ve övülmeyi isteme duygularıyla dolu olması kalpte başkasına yer kalmayacak şekilde hırsın orayı tamamen istila etmesidir. Bundan dolayı riyanın afetlerine ve kötü akıbetine dair daha önceki bilgisi aklından gider. Çünkü kalpte övülme arzusu ve kınanma korkusundan dolayı boş yer kalmamıştır. Bu durumdaki kişinin durumu, nefsine halim olması gerektiğini ve öfkelenmenin kötü bir şey olduğunu hatırlatıp onu öfkelendirecek bir olay olduğunda halim olmak için gayret etmeye niyetlenen, sonra öfkesini alevlendiren bir olay olduğunda önceki niyetini unutup kalbi öfkenin afetlerini hatırlamasına engel olacak şekilde öfkeyle dolan adamın haline benzer.

İşte, arzunun tatlılığı kalbi bu şekilde doldurur ve öfkenin acılığı bilginin ışığını söndürür. Buna benzer bir olay sahabenin de -(r.a) başına gelmiş, Resulüüllah (s.a.v)’e ağacın altında savaştan kaçmayacaklarına dair biat edip söz edip söz verdikten sonra Huneyn savaşında çoğunun kalbi korkuyla dolunca önceki sözlerini unutarak savaş alanından kaçmışlardır.

[ads2]

Aniden saldıran arzuların çoğu böyledir. Bu durumda iman akdine dahil olan zarar bilgisi unutulur. Bilgi unutulunca iğrenme duygusu ortaya çıkmaz. Çünkü iğrenme duygusu bilginin semeresidir.

Bazen kişi bu bilgiyi hatırlar ve aklına gelen düşüncenin onu Allah’ın gazabına maruz bırakacak riya düşüncesi olduğunu bilir. Fakat arzusunun şiddetli olmasından dolayı o çirkin fiili yapmaya devam eder. Böylece arzusu aklına galip gelir. O anda alacağı zevki terk edemez ve sonradan tövbe ederim der veya arzusunun şiddetinden dolayı bunları düşünemez bile! Nice alimin aklına bir söz söyleme düşüncesi gelir de halka gösteriş yapmaktan başkası o sözü söylemesine izin vermez. Durumunu bildiği halde bunu yapmaya devam eder. İğrenme duygusundan yoksun olan bilgisinin de ona bir faydası olmaz.

Bazen bilgi igrenme duygusuyla birlikte gelir, sonra da kişi riya dürtüsüne uyar. Bu durum, iğrenme duygusu arzunun kuvvetine oranla daha zayıf olduğunda ortaya çıkar. Burada da kişi öğrenme duygusundan bir fayda göremez. Çünkü iğrenmenin amacı kişiyi riya ihtiva eden fiili yapmaktan alıkoymasıdır.

[ads3]

O halde bilgi, iğrenme ve reddetme ölçüsü birlikte olmadan riya konusunda bir başarı sağlanamaz. Reddetme, iğrenme duygusunun semeresidir. İğrenme ise bilginin semeresidir. Bilginin kuvveti iman kuvvetine ve bilginin nuruna bağlıdır. Bilginin zayıflığı ise gaflete, dünyayı sevmeye, ahiret unutmaya, Allah katındaki nimetleri az düşünmeye, dünya hayatının afetlerini ve ahiret nimetlerinin büyüklüğünü pek az düşünmeye bağlıdır. Bunlardan bir kısmı diğer kısmını doğurur ve semeresini verir.

Bütün bunların aslı ise dünya sevgisi ve arzuların kişiye galip gelmesidir. Dünya sevgisi bütün günahların başı ve kaynağıdır. Çünkü kalbi soyup talan eden şey, nam ve makam sahibi olmak istemenin ve dünya nimetlerinin tatlılığıdır. Bunlar kişinin akıbetini düşünmesine ve bilginin ışığında aydınlanmasına engel olurlar.

“Tabiatın riyadan hoşlandığının farkına varan kişi hakkında ne dersin?” diye sorulursa şöyle cevap veririz: İnsan, tabiatında olanı tamamen silmekle mükellef değildir. Onun sorumlu olduğu şey tabiatında olan çirkin huylara muhalefet edip aksini yapmaktır.

Kaynak: İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Kasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C: 2 / bkz: 101-103

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.