Kadın İlmihali

Şeffaf (İnce) Kıyafetler Giymek Caiz Midir

sponsor

Müslüman kadının dikkat edeceği ve üzerinde titizlikle duracağı vazifelerden biri de, dışarıya çıkarken vücut hatlarını belirtmeyecek şekilde kalın ve bol elbise giymek ve ince, dar ve şeffaf elbise giymemelidir.

Malumdur ki İslamın nazarında tesettür etmekten, yani elbise giymesinden maksat çevrenin fitnesini uzaklaştırmaktır. Fitnenin uzaklaştırılması ancak vücut hatlarını belli etmeyen kalın ve bol elbiseler giymekle mümkün olabilir. Zira dar elbise her ne kadar vücudu örterse de, vücut hatları bedenin hacmi ve boyu, etraftaki kimseler tarafından fark edilebilir. Dar elbise giyinen kadınların hal ve görünümleri yabancı olan erkeklere güzel görünür. Bu ise fikirleri bozmaya sebep olduğu gibi, açıkça tahrike ve azdırmaya işarettir. Bu yüzden;

Kadının elbisesi dar değil, vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde bol olması gerekir.

Zeyd oğlu Usame (r.a) şöyle der; Resulüllah (s.a.v) bana ‘Kutbi’ denilen ince ve dar bir elbise hediye etmişti. Onu da kendisine Dihyetü’l Kelbi hediye olarak göndermişti. Ben elbiseyi götürdüm ve karıma giydirdim.

Resulüllah (s.a.v) beni görünce;

Neden o Kutbi elbiseyi giymezsin? dedi

Karıma giydirdim efendim… dedim.

Resulüllah (s.a.v):

Koş, altına bir gömlek giysin. Korkarım ki vücudunun hacmi belirir, kemikleri dışarı çıkar dedi.

İmam Şevkani (r.a) bu hadis-in şerhinde şu açıklamaları zikrediyor;

‘Hadiste görüldüğü gibi, kadınların bedenlerini, vücut hatları belirmeyecek şekilde bir elbise ile örtmesi vaciptir. Setr-i avret için bu şarttır. Usame’ye kutbi’nin altına bir gömlek giymesini emretmesi ise, kutbi denilen elbiselerin vücut hatlarını belirtmeyecek şekilde olmayıp, şeffaf olduğundan dolayıdır.

Görülüyor ki İmam Şevkani bu hadisi, vücut hatlarını tamamen gizlemeyen şeffaf elbiselerdir yorumunu yapmıştır. Ancak şurasını da belirtmek gerekir ki, Hadis sadece şeffaf elbiselere değil dar elbiselere de işaret etmektedir. Hatta, vücut hatların belirttiği takdirde, darlık ve şeffaflıktan başka bol olan elbiselerde Hadis’in ifade ettiği çerçeveye girer. Çünkü bazı elbiseler vücuda yapışınca, taibatı ile bol da olsa vücut hatları belirir. Tıpkı günümüzdeki ipekli ve naylon v.s kumaşlar gibi.

İşte bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.v) bütün Müminlere hanımlarının giyecekleri kıyafet şeklini açıklamak için Usame (r.a)’a ailesini kutbi denilen dar ve ince olan elbiseyi giyerken altına bir de gömlek giymesini emrediyor ve böylece kadının dışarı çıktığı zaman, yabancı erkeklerin dikkatini çekerek, fikirleri bozarak tahrike sebep olacak ince ve dar giyinişleri yasaklıyor.

Hz Aişe (r.anha) Validemiz, dışarı çıktığı zaman elbiselerinin üzerine mutlaka ‘cilbab‘ denilen çarşaf veya benzeri örtüsünü giyinirdi (günümzde pardesü, ferace)

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ince ve şeffaf elbise giyen kadınlar hakkında buyuruyor ki;

‘Ümmetimin son zamanlarında, açık ve çıplak kadınlar bulunacaktır. Başlarındaki saçlarının kıvrımları devenin hörgöcü gibi olacaktır. Siz onları lanetleyin. Çünkü onlar mel’un kadınlardır’

Diğer bir hadis-i Şerifte şu ibare de ilave edilmiştir; ‘Onlar Cennet’e giremezler, Cennet’in kokusunu göremezler. Onlara Cennet kokusu şu kadar fersah mesafeden ulaşır’

İbn Abdülber’den; Efendimiz (s.a.v) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen elbiseler giyen kadınlara (onlar, adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar) buyurduğu rivayet ediliyor.

Usame Alkame diyor ki; Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman’ın kızı Hafza’nın, Hz Aişe (r.anha)’nın yanına gelirken üzerinde ince bir örtünün bulunduğunu, alnını onunla sardığını görmüştü .Hz Aişe (r.anha) ona kızarak dedi ki:

Sen Nur süresini okumadın mı? Allah (c.c)’ın orada ne vahyettiğini bilmez misin? Sonra bir baş örtüsü isteyerek Hafza’nın başını örttü.

Urve oğlu Hişam’dan Zübeyr oğlu Münzir Irak’tan dönünce, Ebu Bekir’in kızı Esma’ya (Mürevi) ve (kühi) adı verilen bir elbise gönderdi.

Hişam diyor ki;

Hz Esma (r.a) o güzelim elbiseye eliyle şöyle bir dokunduktan sonra dedi ki: Uff… gönderin ona elbisesini!!

Münzir buna kırıldı ve Esma’ya dedi ki:

Anacığım o şeffaf değil neden reddedersin?

Hz Esma (r.a) şöyle dedi:

Şeffaf değilse bile, vücut hatlarını belirtir ya?

Ebu Selem oğlu Abdullah’tan; Hattab oğlu Hz Ömer (r.a) halka (kubat) denilen bir elbise giymelerini emretti. Sonra; Sakın onları karılarınıza giydirmeyesiniz! dedi.

Adamın birisi:

Ey Müminlerin emiri! Karım onu giyiniyordu ama evin içinde gördüm ki şeffaf değildi …!?

Hz Ömer (r.a) dedi ki:

Her ne kadar şeffaf değilse de vücut hatlarını belli eder.

Beni Temim kabilesinden bir kısım kadın topluluğu, Hz Aişe (r.a)’nın yanına giriyorlar. O kadınlar, üzerlerine ince elbiseler gimişlerdi. Bunu gören Hz Aişe (r.a) kadınlara hitaben:

Siz Mümin kadınlar mısınız? Bu elbiseler, Mümine kadınların elbiseleri değildir demiştir. Yine bir düğün toplantısında, baş örtüleri ince ve şeffaf olan bir kadın topluluğu Hz Aişe (r.a)’nın yanına giriyorlar

Hz Aişe (r.anha) onlara: Siz Nur Süresi’ne inanıyor musunuz? (Mü’mine kadın böyle elbise giyer mi?) dedi.

Bütün bu rivayetlerden anlaşılacağı üzere;

Şeffaf ve vücut hatlarını belirten elbiselerin caiz olmayıp, dinen yasak olduğu meydandandır.

İslam bilginleri kadınların avret yerlerini ve saçlarını belirmeyecek şekilde örtmelerinin vacip olduğunu, bunun bol bir elbiseden veya sahtiyandan yahut da bunlara benzer şeylerden yapılmış olmasını şart koşmuşlardır. Vücudu belirten herhangi bir kıyafet caiz olmaz. Çünkü tesettür, ancak vücudun bütününün örtülmesi ile sağlanır

(Haricen Not: Tüm açıklamalar ve izahlar örtülü, kapalı ve tesettüre bürünen ve bürünmeyi düşünen kardeşlerimiz için geçerli. Aksine diğerleri zaten değil ince ve dar elbise giymek, hiçbir şey giymedikleri için onlara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zordur)

Şairler Ve Şiirler Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

 

Kur’an, İncil Ve Tevrat’da Domuz Eti Haram mıdır?

Kaynak: Osman Karabulut / İslam’da Evlilik Ve Mahremiyetleri / bkz: 330-333

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı