DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Sinirsel Hastalıklar Sebepleri ve Tedavisi

30/05/2024
4
A+
A-
Sinirsel Hastalıklar Sebepleri ve Tedavisi

İyileştirilmesinin özellikle sabır ve zaman istediği sinirsel rahatsızlıkların günümüz yaşam biçimi ile ne kadar alakalı olduğunu biliyoruz.

Travma beyin zarının doğuştan veya sonradan yırtılması gibi tıbbi müdahale gerektiren fiziki oluşumlar haricinde sonradan bir takım çevresel veya diğer şartlarla oluşmuş günümüz insanının baş sorunu olan stres, depresyon, nevroz gibi asabi halleri İslami kurallar doğrultusunda incelemeye çalışmalıyız.

Çağımızın yaşam koşullarının getirdiği birçok değişik negatif sebep olmasından ötürü tıbbın bile teşhis ve tedavide büyük zorluk çektiği asap bozukluklarında, birçok psikolojik ve psikometik hastalığın sebebi olarak dengesiz beslenme ve toksin birikimi ele alınmaktadır.

Bilinçli bir Müslümanın bir emanet olarak aldığı vücuduna en iyi bakma yolu öncelikle neleri, nasıl yemesi gerektiğinden geçer.

Dünyaya hakim olan kapitalist tarzı rafine (işlem görmüş) beslenme bırakılıp Allah (c.c)’ın sunduğu doğal gıdalarla beslenmeye geçmek birçok hastalıkta olduğu gibi sinirsel rahatsızlıklarda da en önemli etkendir.

Rafine gıdalardan doğal gıdalara geçilmesiyle vücut zamanla hem kuvvetlenecek hem de toksinlerden kurtulacaktır. O halde önce kısaca rafine gıdalar ve onun yerini alması gereken doğal alternatiflerini gördükten sonra vücudu toksinlerden kurtarıp sinirsel rahatsızlıkları iyileştirecek bir takım yolları göstereceğiz.

Piyasada bulunan kepeğinden ayrılarak bayat unla yapılan her gıda vücudu yoran ve kimyasal maddelerle dolduran niteliğe sahip olduğu için, (ekmek, simit, makarna, börek, kek vb.) alternatifi buğdayı doğal haliyle öğütüp elde edilen unla yapılan ekmeği ya da bulgur veya haşlanmış kepekli buğday yemektir.

En uzun yaşayan insan unvanındaki Zaro Ağa da (1774-1934) hayatı boyunca en çok bulgur ve yoğurt yemiştir.

Aynı şekilde bayat pirincin kepeği alınınca neredeyse bütün besleyici değerini yitir ve vücudu yorup pekliğe yol açan bir madde haline dönüşür.

Çözüm birtakım sağlıklı gıda dükkanlarından kepekli pirinci alıp yemektir. Bu konuya tahılların kepekli olarak yenilmesinin de İslami kaynaklarda sünnet olarak gösterildiğini söyleyerek nokta koymalıyız.

Her türlü gazoz, renkli kolalar, içecek, çay, kahve ve sigara sinir hastalığının baş sebebidir.

Vücut çeşitli kimyasal maddeler, gıda boyaları vb. birçok hastalığa yol açan tahripkar bu maddeler derhal bırakılmalıdır. Özellikle sigarayı bırakmayan bir insanın sinirsel rahatsızlıklardan kurtulması imkansızdır.

Dumanın içerdiği 4.000 çeşit zararlı madde ve bilinen en şiddetli tehlikelerden olan nikotinin beyin ve sinirler için en tehlikeli alışkanlık olduğu bilimde yıllar önce ispatlanmıştır.

Devamlı bir zehirlenmeye yol açan sigara nikotininin spazmatik etkisiyle hem vücudu sürekli gergin tutan hem de alınan ilaçların etkisini yok eder.

Su, maden suyu, şifalı bitki çayları ise normalin çok üzerinde mangan gibi toksik bir madde içerdiği için ortaya çıkardığı fizyo-kimyasal semptomların başında beyin fonksiyonlarında bozukluklar hatta mangan deliliği denen bir rahatsızlığa yol açan çayın yerini almalıdır.

Piyasada satılan sirke, salça, hazır çorba, puding gibi kimyasal maddeler içeren dala vücuda girdiğinde ise akyuvarlar bir mikrop saldırısında olduğu gibi artmaktadır.

Vücudu besleme yerine zarar verici bu maddeler ise sınır hastalıklarının diğer bir sebebi olup alternatifleri doğal sirke, salçalar, çor balar ve meyvelerdir.

Beyaz şeker ve türevleri ise beyaz tuz gibi hem granüle edilirken hem de beyazlatılırken çeşitlı kimyasal işlemelerden geçerek toksik hale gelirler. Beyaz tuza alternatif doğal tuzdur Şeker ise her tür gıdada bakliyat, meyve ve şekerlerde glikoz, fruktoz, sakkoroz gibi en doğal hallerinde zaten mevcuttur.

Beyaz şeker ve türevleri olan reçel, çikolata, dondurma, lokum, pişmanıye v.b gıdalar vücutta kalsiyumu çalan, çabuk ekşidiği içın sindirim sistemini bozan ölü gıdalardır. Aynı şekilde tereyağı, margarin ve rafine sıvı yağlar da çeşitli kimyasal ve toksik maddeler içerdikleri için alternatifleri doğal sızma yağlar veya zeytin, ceviz, susam, fındık gibi yağlı gıdalardır.

Son olarak ise, hem İslami prensiplere hem de tıbbi kuralları üzerinde durulan bir konuda et ve hayvani gıdaların vücutta üre, asitürik, amonyak gibi toksik maddeler bıraktığı için protein ihtiyacımızı başta soya olmak üzere bitkisel kaynaklar ağırlıkta olarak tüketme lüzumiyetidir.

Rafine gıdalardan doğal gıdalara geçilmesi ve hayvan gıdaların azaltılmasıyla zaman içinde hem kuvvetlenecek hem de toksinlerden kurtulunacaktır. Bu ise psikolojik hastalıkların tedavisinde tıbbi kontrolün yanında çok güçlü bir adımdır.

Ayrıca vücutta toksin birikimini engelleyici ve atık olarak bilinen birtakım yollar da şunlardır:

Terleme: Ter gözeneklerinden çıkarken vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Bu iş 15 günde bir sauna, hamam veya spor gibi yöntemlerle sağlanabilir. İşleyen demire pas tutmayacağını aklımızdan çıkarmayalım

Tuz banyosu: 15 günde bir, bir küvet sıcak suyla doldurulup içine 1 kg. doğal tuz atılarak 15-20 dakika banyo yapılacak (sıcak su kendisine zararlı olmayan kişilere)

Ayda üç gün oruç ya da sadece su ve meyve ile perhiz yapılıp mide, karaciğer ve bağırsaklardaki toksinler arıtılacak. Avrupa ülkeleri orucun ehemmiyetini fark ederek tüm hastalıkların sadece oruçla tedavi edildiği oruç klinikleri kurmuşlardır.

Çürük dişlerden kurtularak: Dişlerin çürümesi ise her yemekten sonra veya günde 2-3 kere sade fırça (veya Misvak) ve su ile diş aralarındaki gıda artıklarından kurtulmak vasıtasıyla engellenir. “Eğer müminlere meşakkat vereceğini bilmiş olmasaydım onların her namaz sırasında misvak kullanmalarını emrederdim” hadisini unutmamalıyız.

Kirli hava, kapalı ortamlardan kaçınılacak: Haftada 1-2 kere ormanlık ve deniz kıyısı yerlerde bol oksijen allınacak.

Antitoksik olarak bilinen şu baharat, sebze ve meyveler sık sık kullanılacak: Isırgan, tere, sarımsak, soğan, karanfil, tarçın, elma, karabiber, çilek, kiraz çöpü, nane, kekik, limon, papatya, yulaf, zahter.

Gürültülü ve stresli tartışmalardan uzak kalınacak: Su sesi (dalga, ırmak, şadırvan), kuş sesi, tilavet dinlenecek. Ortaçağ Avrupası’nda psikolojik rahatsızlıkları olanlar içlerine cin girmiştir diye kazıklarda yakılırken, Müslüman doktorlar doğal sesler ve Kuran-ı Kerim’le tedavi yoluna gitmişlerdir.

Tecrübeli ruh doktoru Dr. Cahit Nasıroğlu ise bu yöntemin yararlarını şöyle anlatıyor: Bütün hastalara Kur’an okuyunuz. Sadece ruhi hastalar değil. Kırık, çıkık olanlara hatta ameliyatlı hastalara da okuyunuz. Zira hasta Kur’an dinlerken, kendisine dua edilirken kendinden geçer, vücudu bir rahatlık duyar. İşte o zaman salgı bezleri daha bol salgı salar ve hastanın yarasının daha çabuk iyileşmesine sebep olur.

Gıdalar az ve sık yenerek sindirim sistemine yardımcı olunacak. Hastalıkların başı çok yemek, tedavinin başı perhizdir” hadisini hepimiz biliriz.

Uyku düzenli olarak günde yarım ila bir saat kaylule yapılacak. Peygamberimizin sünneti olan kaylule için Bediüzzaman Said-i Nursi (k.s) Yarım saat kaylule iki saat gece uykusunu getirir der.

Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki;

Sağlıklı, uzun ömürlü insanlar öğle uykusunu ihmal etmemektedirler. Çünkü bu uyku esnasında vücut ihtiyacı olan hücre yapısını gerçekleştirmekte, bu da vücudu dinç tutmakladır.

Bilimce tavsiye edilen ılık duşlar ve banyolar. Tıbbı Nebevi’nin Temkat ilminde güneş, sıcak sular, köpüklü banyolar, hamam ve buharlı çamurların şifa verici özellikleri hadis ışığında toplamaktadır.

Ehlince yapılan hacamatın ise İbn-i Hacer, Buhari’nin de kitaplarında ayrıntılı olarak belirttikleri gibi kirli kanı temizleyerek vücudu toksinlerden kurtarıcı olması onu verimli bir tedavi yöntemi haline getirir

Kütüb-i Sitte de geçen “Meşiyy” sinameki gibi bir yumuşatıcı ile üç ayda bir bağırsaklarda biriken tüm pis kalıntıları ve toksin maddeleri atmaya yarayan ve vücudu zindeleştiren bir yöntemdir. Yalnız çok sık yapılması bağırsakları dejenere eder (Bildiğiniz makinelere kullandığımız yumuşatıcılar değil)

Özellikle kışları ortaya çıkan depresif durumlar ise vücudun mineral dengesinin mevsimsel sebeplerle değişmesi ile ilgilidir. Magnezyum ve kalsiyum içeren havuç, lahana, şalgam, kereviz, greyfurt, portakal gibi kış mey- ve ve sebzeleri ise bu ihtiyaç çerçevesinde belirlenmiş en etkin ilaçlardır.

Kaynak: Dr. H. İbrahim Tütüncüoğlu / Aile Rehberi / Yeni Dünya Dergisi / bkz: 387-390

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.