Rızık Veren Allah'tır

Şükür Nimeti Artırır

sponsor

Değerli Kardeşlerim!

Rabbimiz, okumuş olduğum ayet-i kerime de bize şöyle bir çağrıda bulunuyor:

“Beni anın ki bende sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin (1)”

Muhterem Müminler!

Alemlerin Rabbi, bizi şerefli ve mükemmel bir varlık olarak yarattı. Her birimizi dilediği gibi şekillendirdi. Varlık aleminin sayısız nimetlerini önümüze serdi. Bizi, bütün bu nimetlerden yararlanabilecek duyu ve yeteneklerle donattı. Sonra da, hanginizi daha güzel işler yapacak diye bizi sınamak için dünyaya gönderdi. Bizler, bu dünyada birer misafir olarak bulunuyoruz. Gözümüzü çevirdiğimiz her yerde Allah’ın nimetlerini görüyoruz. Her lokmada onun ikramlarını tadıyor, her nefeste onun bize bağışladığı hayatı soluyoruz. Biliyoruz ki bütün bunlar bizim içindir. Bu gerçeği, alemlerin Rabbi, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim de bize şöyle haber veriyor:

“Görmedin mi: Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allah sizin hizmetinize verdi. Açık ve gizli nimetlerini üzerinize yağdırdı (2)”

Muhterem Kardeşlerim!

Bir an için duralım ve son bir kaç saatimizi düşünelim. Bu bir kaç saat içinde üzerimize yağan nimetleri şöyle bir hatırlayalım. O nimetlerden her birinin nerelerden gelip bizi bulduğunu düşünelim. O nimet, toprağın derinliklerinden çıkan bir ağacın meyvesi ise, Allah onu çeşitli evrelerden geçirerek bizim için hazırlamıştır. Eğer O, bir damla su ise, Allah onu okyanuslardan bulutlara, bulutlardan yeryüzüne indirmiş, nihayet bardağımıza kadar bizim için getirmiştir. Eğer o bir ışık ise, Allah onu göklerin derinliklerindeki güneşten bize göndermiştir.

Yüce Rabbimizin ikramını gördükten sonra, bir bakalım, bütün benliğimizi kaplayan o şükran duygusu bizi nerelere götürecek! İşte o zaman Rabbimizin bize bağışladığı bunca nimet arasında şükretmenin ayrı bir yeri olduğunu göreceğiz. Onun içindir ki, Yüce Allah, Lokman Süresinin 12. ayetinde şöyle buyurur:

“…. kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır (3)”

Şükür Ne Demektir ve Ne Anlama Gelmektedir?

Aziz Müminler!

Şükür, nimet, lütuf ve ihsanlarından dolayı, Rabbimize minnet ve şükran duygularımızı ifade etmektir. Şüphesiz her nimetin bir şükrü ve beraberinde getirdiği sorumluluklar vardır. Şunu iyi bilelim ki şükretmek sadece dille ‘Ya Rabbi şükür‘ demek değildir. Şükür, her nimeti, Allah’ın razı olacağı şekilde değerlendirmektir. Aldığımız her nefesin hayatımızın, gençliğimizin, zenginliğimizin, ilmimizin kendine has bir şükrü vardır. Sözgelimi, zekat ve sadaka vermek, kazandığımız helal servetin şükrüdür. Bildiğimiz hakikatleri öncelikle kendi hayatımızda tatbik etmek ve başkalarına da öğretmek ilmin şükrüdür. Sahip olduğumuz gençlik enerjisini hak, hakikat ve insanlığa hizmet uğrunda harcamak, gençliğin şükrüdür….

Değerli Kardeşlerim!

Şükür, nimetlerin artmasına, isyan ve nankörlük ise bu nimetlerin yok olmasına sebebiyet verir.

Bu itibarla nimetlerin artışı veya yok oluşu bir anlamda bizim tutum ve davranışlarımıza bağlıdır. Nitekim Yüce Mevlamız Kur’an-ı Kerim de; “…. Andolsun şükrederseniz elbette size nimetimi arttırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir (4)” buyurmak sureti ile bu hususu dile getirmektedir. Hutbemi Sevgili Peygamberimizin tavsiye ettiği bir dua ile bitirmek istiyorum:

“Allah’ım! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle!”

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 248-249

(1- Bakara Süresi 152. ayet) (2- Lokman Süresi 20. ayet) (3- Lokman Süresi 12. ayet) (4- İbrahim Süresi 7. ayet)

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı