DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Tevhid Kavramı, Şirk ve Muhtevası

A+
A-
Tevhid Kavramı, Şirk ve Muhtevası

Büyük günaha devam eden ve küçük günahta ısrar edenin saf tevhid üzere kalıp Allah’a şirk koşmaması olmayacak bir şeydir

Bilmelisin ki, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak şeklindeki şirkin bu genel reddi, asla bir günah üzerinde ısrar edenlerden sadır olmaz. Büyük günaha devam eden ve küçük günahta ısrar edenin saf tevhid üzere kalıp Allah’a şirk koş maması olmayacak bir şeydir.

Günah üzerinde ısrar etmek kalbin Allah’tan başkasından korkmasını, O’ndan başkasından af dilemesini, O’ndan başkasını sevmesini, O’ndan başkasına karşı alçalmasını, O’ndan başkasına tevekkül etmesini gerektirir. Başkasından umması, başkasını sevmesi, başkasına tevazu göstermesi ve başkasına tevekkül etmesi ise onu şirk okyanuslarına batırır.

Bu konuda, eğer kişinin aklı varsa kendi kendine hükmedebilir. Eğer günahı önemsenmezse kalpte Allah’tan başkasına karşı korku ve çekinme hasıl olur ki bu da şirktir.

Aynı şekilde Allah’ın dışındakileri sevmesi, amacına ulaşmak için kullandığı sebeplerden yardım talep etmesi de söz konusu olur. Bu durumda yaptıkları Allah ile ve Allah için olmaz. Bu da tam manasıyla şirk demektir.

Evet, gerçekte bu, Ebu Cehil ve putperestlerin tevhidi gibidir. Rububiyet tevhidi şeklinde, Allah’tan başka yaratıcı olmadığını kabul eder görünümündedir. Eğer bu tevhid birini kurtarmış olsaydı, puta tapanları da kurtarırdı. Asıl mesele, müşriklerle muvahhidleri birbirinden ayıran uluhiyet tevhidine sahip olmaktır.

Anlatmak istediğimiz şey şudur:

Allah’a hiçbir şekilde şirk koşmayan birisinin, hem dünya dolusu günahla, onlarda ısrar edip buna karşılık tevbe etmeden, hem de üstelik Allah’a karşı sonsuz sevgi, tevazu, boyun eğme, korku ve ümit içinde olarak mükemmel bir tevhide sahip olması imkansızdır.

Zulüm ile ilgili hadiste belirtilen Allah hakkının bağışlanıp sakıt olacağı sözünden kul hakkı kadar önem verilmeyeceği anlaşılmaktadır. “Allah bunlardan sorumlu tutmaz” veya “hepsi küçük günah” dememelidir.

Hadisin anlamı şudur: Allah’a karşı işlenen günahlarda, kul hakkında olmayan müsamaha, kolaylık, beraat ve bağışlanma söz konusudur. Öyleyse delil getirdikleri şeylerde kendileri için bir delil olmadığı ortadadır.

Kaynak: İbn Kayyım El-Cevziyye / Medaricu’s Salikin / bkz: 300-301

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.