Çalışmak İbadettir

Ticarette (Alış-Veriş Yaparken) Nelere Dikkat Etmeliyiz?

sponsor

Malını Olduğundan Fazla Övmemek Malını övmeyi terk etmektir. Eğer malını, kendisinde olmayan vasıflarla methe diyorsa yalan söylüyor demektir. Müşteri onun sözlerine inanıp malı alacak olursa, onu kandırdığı gibi ayrıca ona zulmetmiş olur. Eğer malı hakikat övdüğü vasıflarla muttasıl ise de yine övmeye çalışıyorsa, boşuna konuşmuş ve gereksiz laflar etmiş olur. Şüphesiz insan Huzur-i İlahi’de konuştuğu her sözden sorumludur.

Yüce Allah (c.c) buyuruyor ki; “O insan her ne söz söylerse muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır. Kaf Süresi 18”

Müşteri eğer malındaki bazı özellik ve hususiyetleri bilmiyorsa onları anlatabilir. Bundan maksat müşterinin alacağı şeyin kıymet ve kalitesini ona anlatmak ve onu yormadan ihtiyacını gidermek olmalıdır.

Ticarette yemin doğru değildir.

Eğer yalan söyledi ise yemini de yalan yere olur ki bu imanları harap edecek derecede şiddetli büyük günahlardandır. Doğru söylüyorsa yemin etmekle Allah’ın adını ufacık bir menfaatine alet etmiş olur ki bu da hatadır. Çünkü dünya, Allah adının alet edilip, terviç edileceği kadar kıymetli değildir.

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyorlar ki; Üç sınıf insan vardır ki, Allah onlara kıyamet gününde (rahmet nazarıyla) bakmaz. Onlar;

► Kibirli fakir

► Verdikleri şey için minnet eden ve başa kakanlar

► Mallarını yemin ederek satanlardır.

Malını doğru olan vasıflarla övmek, gereksiz yere konuşmak olup rızkının artması hususunda herhangi bir etkisi olmadığı için bu çeşit konuşmalar mekruh iken, bunun yanında yeminin ne derece olduğu gayet açıktır.

Malının Kusur Ve Noksanlarını Açıklamak Sattığı malının görünen ve görünmeyen bütün kusur ve noksanlarını söylemesi ve bunları asla gizlememesi vaciptir. Malın kusur ve noksanlarını gizleyerek müşteriye söylememek, müşteriye zulmetmek ve onu kandırmaktır. Bunların ikisi de haramdır. Elbisenin güzel tarafını gösterirken, çirkin tarafını gizleyen kimse ihanet ediyor demektir. Kusurunun görünmemesi için elbiseyi karanlıkta göstermek ve aynen böyledir.

Ölçü Ve Tartıda Hile Ve Noksanlık Yapmamak Ölçü ve tartı da kesinlikle hile yoluna sapmamak, alırken nasıl tam ölçü ile tartar ve alırsa, verirken de aynı şekilde ölçmeli ve tartmalıdır.

Yüce Allah buyuruyor ki; “Ölçüde, tartı da noksanlık edenlerin vay haline. Çünkü onlar, insanlardan ölçüp (haklarını) aldıkları zaman tam alırlar. Halbuki insanlara verilmek üzere ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman eksik tartarlar Mutaffifin Süreesi 1,2,3”. Bundan kurtulmanın tek çaresi, alırken noksan alıp verirken biraz olsun fazla fazla vermektir. Çünkü ölçüyü tam tamına bulmak zordur.Kurtuluşa ermek için tartının biraz fazla tarafa meyletmesini sağlatmak gerekir. Ancak günümüzde tartı aletleri olduğu için ve market –süpermarket vs vs çalışanların böyle bir şeye müdahil olmaları söz konusu değildir. Tartı neyi gösteriyorsa zaten dijital olarak etiketi makineler belirliyor. Ona göre hareket etmelidir. Çünkü kendilerine ait bir yer olmayıp maaşlı çalışıyorlardır. Ancak gördükleri bir noksanlığı ve hatayı da bilgi vermek üzerine bir yükümlülüktür. Şayet market-bakkal vs kendi şahsına ise kendi işletiyorsa veya çalışana şu kadar fazla ver diye müsaade etmişse bu istisnadır.

Malın Fiyatı Konusunda Piyasa Şartlarına Uymak Piyasaya uymak ve fiyatları gizlememektir. “Resulüllah bir kafilenin yolda karşılanmasını ve onların piyasa fiyatını öğrenmeden mallarını ellerinden almalarını” ve almayacakları bir malın üzerine gitmekten sakındırmış, nehyetmiştir. Kafileyi daha pazara gelmeden karşılamak, onların getirdikleri malları piyasa fiyatını gizli tutup, onların ellerinden almak demektir. Hasılı kelam son söz; elindeki ürünün piyasaya fiyatını bilmeyen birinden, karlı bir alış-veriş yaptım diyerek başkalarını kandırmayın. Yaptığınız o alış-veriş kar olarak para değil, zarar olarak – ateş şeklinde sana dönüş yapacaktır.

UNUTMAYALIM

1-► Hile ve dalavere ile yapılan ticaret ve alış verişlerin rızkı artırmadığını, bilakis mahvedip bereketini giderdiğini bilerek böyle hile yoluyla biraz biraz biriktirdiği malı, Allah’ın birden yok edebileceğine inanmaktır.

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;

Alıcı ile satıcı doğru konuşur ve birbirlerine nasihat ederlerse alış-verişlerinde bereket olur. Malın kusurunu gizler ve yalan konuşurlarsa o zaman alış verişlerinin bereketi gider.

2-► Ahiret kazanç ve karının, dünyanın kazanç ve karından daha hayırlı, dünyadaki sahip olduğu varlığının ölümü ile sona ereceğini, günahlarının ise baki kalacağını ve akıllı olan kimsenin ahiretini dünya hayatıyla değiştirmeyeceğini, dünyayı ahiret üzerine tercih etmeyeceğini, bütün hayır ve iyiliklerin dinin selametiyle sağlanabileceğine inanmak ve bu hususu böyle bilip buna göre muamele etmek gerekir.

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;

(Müslümanlar) Dinlerinin selameti adına dünyalıktan uğradıkları kayıplara kulak asmadıkları müddetçe, tevhid, Allah’ın onlar üzerindeki gadabını giderir. Bunu yaptıkları yani, dünyalıktan kaybettikleri bir şey için duydukları üzüntü sebebiyle “La ilahe illallah” dedikleri zaman Allah “Yalan söylüyorsunuz, bu sözünüzde sadık değilsiniz, doğru konuşmuyorsunuz” buyurur.

Yine Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;  Kur’an’ın haram kıldığını helal sayan kimse iman etmemiştir.

Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C:2 / bkz: 240-251

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı