TefsirVakı'a Süresi

Vakı’a Süresi Gazali Tefsiri

sponsor

İslam sancağını elinde saklayan Caferi Tayyar, ancak kolu gittikten sonra sancağı düşürmüş, bu paha biçilmez sancağı taşımak için bir başka yiğit koşup eline almıştır.

O şehadet şerbetini içerken şöyle diyordu: Cennet veya ona yaklaşıp onun pak soğuk suyundan içmek ne kadar da hoş!

Cennet gölgesindeki rahatı yeğleyen adam, bakışlarını ve fıtratlarını bozan kimselerin sandıklan gibi hayal veya fikir yoksulu olabilir mi?

Allah’ın kitabından ve Resulünün sünnetinden soyutlanarak İslam hakkında konuşan dindar ve öğrenen kesimlerin susmaları kendileri için daha hayırlıdır.

Yakıcı cehennem ve yeşil cennetle alay ederek ve İslam’ın açıkladığı maddi cezaları hafife alarak Hristiyanlığı anlatan bazı papazları okudum. Bu insanlar yerleşik fikirlerden ve vahiyy’den kopuk felsefelerden etkilenmişlerdir. Bil bakalım, onlar insanlığa bu sözden daha hayırlı ne suhnmuşlardır?

Onlar çağdaş medeniyeti yükseltmiş ve yoğunluğunu hafifletmişler midir? Halk ve elit insanları şehvetlerine engel olan ruhanilere dönüştürmüş ve göklerde süzülmüşler midir? Onlar insanlığın psikolojik tedavilerinde yanılmış ve içinde dönüp açacak olan anahtarı bilememişlerdir. Saçmalıklarla kabaran ölçüler, akıl sahiplerini dine getirmekten de onun miraslarına saygı duymaktan engelleyerek insanların akıllarına ve kalplerine yerleşirler.

Madde ve ruhtan oluşan insan, ancak maddesini ve ruhunu kabul eden öğretilerle kurtulur. Bütün Peygamberler bu öğretilerin sancağını taşımış ve bu peygamberlerden biri olan Musa (a.s), kavmini bahane göstererek Allah’a şöyle yalvarmıştır:

Sen bizim velimizsin, bizi bağışla ve bize acı! Sen bağılşayanların en iyisisin! Bize bu dünyadada iylik yaz, ahirettede. Şüphesiz biz sana döndük (A’raf 155-156)

Musa’dan önce İbrahim de Rabbine şöyle diyerek yalvarmıştı:

Rabbim, bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. Bana sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle! Beni naim cennetlerinin varislerinden kıl. Babamı da bağışla (ona tövbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır. (İnsanların) dirilecekleri gün, beni mahcup etme. O gün, ne mal fayda verir nede evlat. Ancak Allah’a kalbi selim ile gelenler (o günde fayda bulur). (O gün) cennet, takva sahiplerine yaklaştırılır. Cehennem de azgınlara apaçık gösterilir (Şuara 83-91).

Bu sürede, cennet ehli iki kısma ayrılmaktadır:

Birincisi: Hayırda yarışanlardır

► İkincisi: İyilikleri yeğledikleri ölçüde kurtulanlar.

Geri kalanlarda solun adamlarıdırlar. Bazı müfessirler, yüce Allah’ın şu buyruğunda zikredilenin sadece bu sınıf olduğu noktasında yanılmışlardır:

…. Onlardan (insanlardan) kimi kendine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır (Fatır 32)

Vakı’a Süresi, müminiyle kafiriyle bütün insanlardan söz etmektedir. ama bu yanlış anlaşılan ayet, özelikle Müslümanlardan söz etmektedir. Ayetin baş tarafı buna işaret etmetkedir:

Sonra kitabı, kullarımız arasındans eçtiklerimize verdik. Onlardan (insanlardan) kimi kendine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de hayırlarda öne geçmek için yarışır (Fatır 32)

Vakı’a Süresi, yarışanları şöyle nitelemiştir:

(Onların) çoğu önceki ümmetler (sülletün mine’l evvelin) den, birazı da sonrakiler (galilun mine’l ahirin) dendirler (Vakı’a 13-14).

Bize göre, burada nitelenen sadece Muhammed ümmetidir. Ayette geçen sülletün mine’l evvelin, dini ilim ve amelleriyle yeryüzüne yayan selef-i salihtir

Geçmiş Peygamberlere gelince, onların risaletleri geçici ve sınırlıdır. Bir kaç çağda ve belli şehirlerde tamamlanmıştır.

Biz Tevrat’ına inanan Musa ve İncil’ine inanan İsa yanlılarına saygılıyız. Uzun asırlardır nerede onlar? Onlar ve onların yol göstericileri kayboldular. Onlar yerlerini gökle bağı olmayan kimselere bıraktılar

Kaynak: Muhammed Gazali / Kur’an’ın Konulu Tefsiri / bkz: 714-716

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir. Bakmak ister misiniz?

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı