Bakara Süresi Meali ve TefsiriTefsir

Yüce Allah İsrail Oğullarına dedi ki;

sponsor

Bakara Süresi 122 ve 123. Ayetin Tefsiri

Cenab-ı Hak, İsrail oğullarına önce şu hususlarda hitap etti: İmanın şiarı olan ahde vefa göstermek; ahde vefa ile ilgili olarak ona dönmek, kitaplarına ve peygamberlerine inanmak; küfre asla yeltenmemek; ilim, ayn / öz ve hak / hakikat olarak (ilme’l-yakin, ayne’l-yakin ve hakk’l-yakin olarak) Allah’ın zatına delalet eden ayetlerini, hiçbir aslı astarı olmayan fani süsler ile değiştirmemek, apaçık ve hakikat olan hakka, mevhum ve ma’dum olan batılı giydirmemek, karıştırmamak, namazı kılmak, zekatı vermek. Bu son ikisi aynı zamanda şu özellikleri kapsamaktadır:

Fıtrattan gelen bir Hakk’a yönelmeyi; rüku ve secde ile Hakk’a dönüşün aslını ve hakikisini; tam bir tevazu ve alçak gönüllülüğü; kulu Hakk’ın zatında fani olmaya, hatta daha da ötesi, bakaya dönüşen fenadan da fenaya ulaşmayı….

Sonra Cenab-ı Hak, içerisinde kendisine hiçbir teveccüh ve rücu olmayan gaflete kendilerinden geçenleri azar üstüne azarladı, ayıpladı. Sonra has kullarına, temkine götüren sabır ve tam teveccüh şuuruna erdiren, bütün günahları düşürerek, özleri tertemiz eden namaz ile sabretmelerini emretti. İsrail oğullarına ikinci olarak, çeşitli dini ve dünyevi lütuf ve ikramlarla, kendi cinslerine karşı tafdil edilmeleri, üstün kılınmaları nimetine karşı şükretmelerini tavsiye etti.

Onların dünya hayatındaki geçim işlerine bağlanmış olan nefislerini tasfiye edip temizlemek için, kıymet günü hakkında onları mübalağalı ve aşırı bir şekilde korkuttu, sakındırdı. Sonra onların inkarlarını, azgınlıklarını, kitap ve peygamberlere bağlanmamalarını, peygamberleri yalanlamalarını ve öldürmelerini; tinetlerinin pisliğini; karakterlerinin alçaklığını; kalplerinin katılığını; müminlere karşı düşmanlıklarının şiddetini; önceki peygamberlere karşı yapmış oldukları çirkinlikleri zikretti.

İkinci defa zikrettiği hususları, onlara bir lütuf ve ihsan olsun diye, bir daha fırsat vermek için ve uyanıp akıllanmaları için üçüncü kere yine zikretti. Fakat onlar tinetlerinin pisliği sebebiyle yine uyanmadılar, akıllanmadılar. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Ey İsrail oğulları! Size bahşettiğim nimetlerimi hatırlayın!  Ey benden çeşitli şekillerde yüz çeviren ve ayetlerime karşı bin türlü itirazlar edenler! Geçen geçmiştir! Size olan fazl ve ihsanımın gereği olarak nimetlerime karşı şükredin Ve özellikle sizi diğer bütün mahlükata karşı üstün tutmama karşı şükredin. Sizi alemlere karşı üstün kıldım (Bakara 122). Hemcinsleriniz içerisinde sizleri tercih ettim. O halde emirlerime yapışın. Hükmümün dışına çıkmayın. Kahrımdan ve intikamımdan sakının.

Öyle bir günden korunun ki, hiç kimse bir başkasının cezasını çekmeyecek. hiçbir muti, hiçbir itaatkar, asi ve günahkar kimsenin en küçük bir yükünü dahi yüklenmeyecek, taşımayacaktır. Ve bununla beraber Hiç kimseden şehadet alınmayacak. Hiç kimsenin fidyesi asileri kurtaramayacak. Ve yine Hiç kimsenin şefaati fayda vermeyecek. Hiç kimsenin şefaati o asilerin, azaplarını azaltmaya yaramayacak. Hiç kimse yardım görmeyecek (Bakara 123)

İnkarcılar, azabı beraber taşıma konusunda kimseden yardım almayacak. Çünkü onların rezilliklerini, adiliklerini ancak onların kendileri taşıyabilir. Bu kadar şiddetli uyarma ile birlikte, onlardan / Yahudilerden az bir kimse hanifilik inancının tersine olarak inanırlar. Namazlarını halisane kılmak kaydıyla -mal, makam muhabbeti sebebiyle namaz- larını ciddiye almadan kılanlar hariç; onların hepsinin iman etmesi umulur.

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: I / bkz: 135-136

sponsor
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı