DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

Yunus Süresi 96-97-98. Ayetin Meali-Tefsiri

Yunus Süresi 96-97-98. Ayetin Meali-Tefsiri

Yunus Süresi 96. Ayet Meali: Haklarında Rabbinin sözü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.

Yunus Süresi 97. Ayet Meali: Onlara bütün mucizeler gelse bile, ta acıklı azabı görecekleri ana kadar…

Yunus Süresi 96 ve 97. Ayet Tefsiri: Ey resullerin en mükemmeli.

Doğrusu, aleyhlerinde Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, yani küfürlerine ve şirklerine dair Allah’ın sonsuz ilmindeki ve kaza levhindeki ezeli hükmü üzerlerine vaki olup değişmez bir şekilde kesinleşmiş olanlar, küstah bir şekilde vuku bulmasını teklif ettikleri bütün mucizeler hep birden gelse de, kendilerini haktan perdeleyen hicaplarının kalınlığından ve hayli dik kafalı oluşlarından dolayı yine de aziz ve alim olan yüce Allah katından kendileri için hazırlanmış olan o acıklı azabı görünceye kadar imana gelmezler.

Onlar senin tebliğine ve onları parlak, apaçık, kesin delillere ve aksini düşünmeye engel olan, karşı konulamaz ayetlere davetine asla inanmazlar. Dolayısıyla ey resullerin en mükemmeli! Onlardan yüz çevir ve onları kendi işleriyle baş başa bırak. Çünkü Biz, muhakkak onlardan intikam alacağız.

Yunus Süresi 98. Ayet Meali: Herhangi bir ülke halkı, keşke iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Ancak Yunus’un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre faydalandırdık.

Yunus Süresi 98. Ayetin Tefsiri: Keşke tıpkı o pek acı verici boğulma esnasında iman eden Firavun gibi, zulümleri sebebiyle helak ettiğimiz kavimlerin halkından da azap üzerlerine gelmeye başladığı vakit, o azabın emareleri zuhur etmeye başladığı vakit iman edip de o hal üzere vaki olan imanları kendilerine fayda veren bir halk olsaydı ve Biz de onları azaptan kurtarsaydık

Sadece Yunus’un kavmi müstesna. Onlara gelecek olan azabın emareleri aşikar olunca ve ilahi gazabın alametleri parıldayıp görünür olduğunda onlar iman etmiş ve samimiyetle, tevazu ile O’na boyun eğmiş ve itaat etmişlerdi. Onlar iman ettikleri vakit, eğer ortadan kaldırmasaydık… kendilerini dünya hayatında rezil rüsva edecek olan o rezillik azabını üzerlerinden kaldırdık ve bu azabı kaldırdıktan sonra da bir süre, yani ecel gelinceye kadar onları müreffeh bir şekilde, türlü nimetlerden faydalandırdık.

Durum şu ki; Yunus (a) Musul kasabalarından bir kasaba olan Ninova’ya gönderildiğinde oranın ahalisi onu yalanladılar ve onunla alay ettiler. O da onlara üç ya da kırk gün sonra kendilerine bir azabın geleceğini vaat etti. Vaat edilen zaman yaklaşınca ufuktan yoğun bir bulut, siyah bir sis ve şiddetli bir duman yükseldi ve onların kasabalarını kapladı. Dolayısıyla onlar muazzam bir korkuya kapıldılar.

Yunus’u (a.s) aradılar fakat bulamadılar. Artık onun doğruluğuna yakinen inanmışlardı. Kararlı bir şekilde tövbe edip yalvarıp yakarmaya başladılar. Dışarıda giydikleri çizgili elbiselerini giydiler ve kadınları, çocukları ve hayvanlarıyla birlikte sahraya çıktılar. Her bir ebeveyn çocuklarından ayrı düştü ve bir birlerinin özlemini çekmeye başladılar. Çığlık atmaya ve yalvarıp yakarmaya başladılar. Öyle ki, sesler ve velveleler etrafı kapladı. Nihayet pişmanlık duydular ve samimi bir şekilde tövbe ettiler. Bu sebeple de yüce Allah onlara merhamet etti ve onlardan azabı kaldırdı.

Azabın kaldırıldığı o gün Cuma idi ve Aşure günüydü

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: II / bkz: 401-402

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.